Tedavisi Basit ” Konuşma Bozuklukları “

Tedavisi Basit ” Konuşma Bozuklukları “

Konuşma­nın açık ve anlaşılabilir olmasında gırtlak ve ağız yapısından başka etkenler de rol oynar. Bunun için insanın öncelikle sözcükleri ve temel dilbilgisi kurallarını tanıması, ne söyle­mek! istediğini bilmesi, doğru sözcükleri seç­mesi) ve her sözcüğü yerli yerinde kullanması gerekir. Bütün bunları düzenleyen de beynin kabuk bölgesidir. Beyin kabuğunun özelleşmiş alanlanndan biri ©lan konuşma merkezi, göğüs,, boyun ve yüz kaslarına sinirler aracılığıyla gerekli bilgi­leri gnnderir. Bu bilgiler kaslann uyum içinde çalışmasını sağlar ve böylece akciğerlerden boşatılan hava gırtlaktaki ses tellerini titreşti­rerek; ağızdan ses biçiminde dışarı çıkar. İnsan, ağzından çıkan sesleri işitme duyusuyla denetler; bu arada beyin de istenen bütün tonlama değişikliklerini, sözcüklerin dizilişi­ni, konuşma hızını ve ses yüksekliğini yönetir. Bu sürecin herhangi bir aşamada aksaması çeşitli konuşma bozukluklarına yol açar. Örneğin işitme güçlüğü olan çocuklar, söylenen­leri doğru olarak duyamadıkları için konuş­mayı tam anlamıyla öğrenemezler. Çünkü konuşma çağına gelen bir çocuk duyduğu sesler) taklit ederek konuşmayı öğrenecektir. Bu yüzden çocuklann işitme duyularını mut­laka bir doktorun denetlemesi gerekir. Beyin kabuğundaki ilgili alanlar yıkıma uğradığı için doğrui düşünme yeteneğini yitiren kişiler de konuşurken doğru sözcükleri seçemezler. Afazika da sözyitimi denen bu durum, başa rastlayan sert bir darbe sonucunda beyin kabuğunun örselenmesinden ya da inme (apopleksi) denen felç nedeniyle beyne giden kan akımının azalmasından ileri gelebilir. Başta gırtlak iltihabı (larenjit) olmak üzere boğazda yerleşmiş çeşitli mikrobik hastalıklar ve ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar da sesin kısık ve boğuk çıkmasına yol açarak konuşmayı güçleştirir. Özellikle şarkıcılar, öğretmenler, seyyar satıcılar ve tellallar gibi sürekli yüksek sesle konuşan kişilerin ses tellerinde gelişen bu küçük kütleler genellikle ameliyatla alınabilir. Bazı insanlann daha çok genizden gelen bir sesle konuşması da damak yarıklığına bağlı olabilir. Bu yapı bozukluğuy-la doğan insanlar ünlü sesleri doğru olarak söyleyemezler. Özellikle çocuklarda rastlanan konuşma güçlükleri arasında eklemleme ve ritim bo­zuklukları ön sırayı alır. Eklemleme bozuk­luklarının, yani sesleri doğru olarak seslendi-rememenin en sık karşılaşılan örneği peltek konuşma’dır. Böyle konuşan insanlar genel­likle dillerini ön dişlerine çok fazla yaklaştır­dıkları için s ve z seslerini gerektiği gibi çıkaramazlar. Kekemelik ve pepemelik ise birer ritim bozukluğudur. Her ikisinde de kişi bazı sözcükleri ya da heceleri bir kerede söyleyemez; ilk heceleri bölerek ve birkaç kez yineleyerek kesik kesik konuşur. Ama yinele­nen seslerin niteliği açısından kekemelik ile pepemelik (ya da pepelik) arasında fark vardır. Pepeler ya da pepemeler b, p, m gibi dudaksıl seslerle başlayan sözcüklerin, keke­meler ise k gibi sert damaksıl seslerle başla­yan sözcüklerin ilk hecesinde zorlanırlar (keke­lerler). Daha çok çocuklukta ortaya çıkan bu durum çoğu kez sıkıntı, korku, heyecan gibi ruhsal nedenlere bağlıdır. Kekemeliğin ilk aşamasında çocuk bazı seslerde durakladı­ğının ve bazı heceleri yinelediğinin farkında değildir. Dolayısıyla konuşmasındaki bu ritim bozukluğunu düzeltmeye çalışmaz. İkinci aşa­mada ise kekelediğinin bilincindedir ve düz­gün konuşmaya çabaladıkça bu kez heyecan­dan ve sıkıntıdan kekeler. Konuşma eğitmeni denen uzmanların ama­cı çeşitli türden konuşma bozuklukları ya da sorunları olan insanlara yardımcı olmaktır Örneğin sözyitimine uğramış kişilere konuş­mayı yeniden öğretmek, kekemelik ve pepe melik gibi ritim bozukluklarının üstesinden gelmek, konuşmayı geç ve güç öğrenen ço­cuklara yardımcı olmak ve meslekleri nede niyte yüksek sesle konuşan kişilere ses telleri­ni çok zorlamadan nasıl kullanacaklarını öğ­retmek bu uzmanların görevidir.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Çocuk Edebiyatı Yapanlar

Çocukluk Çağında Geçirilen Bulaşıcı Hastalık ” Kızamık “