Saçlarımızı korumak

Sağlıklı saçlara sahip olmak şüphesiz hepimizin hayali. Parıl­dayan, dolgun ve yumuşacık saçlar her daim revaçta. Işıltılı kahveler, güneşten bir parça taşıyan sarılar, yüze renk katan kızıllar sırasıyla arz-ı endam ediyor dergi sayfalarında, vit­rinlerde… Son yıllarda griler, morlar, pembeler de eklendi bu skalaya. Sınırsız renk ve kesim seçeneğiyle tarzımızı ortaya koyan, adeta en mühim aksesuarlarımızdan biri haline gelen saçlarımız, aslında vücudumuzun canlı bir parçası ve onun sağlıkla parıldaması bizim elimizde. Ama nasıl? Sağlıklı saç­lara sahip olmanın tek bir altın kuralı var: Onu olduğu gibi sevmek.

Fön, düzleştirme, boyama ve şekillendirme gibi saçın do­ğal halini değiştirmeye yönelik her işlemin ona zarar verdiği yadsınamaz bir gerçek. Isıya dayanıklılık sağlayan yağlar ve spreyler, organik boyalar, kaliteli saç bakım ürünleri… Doğ­ru miktarda ve düzenli kullanıldıklarında gözle görülür bir etki yaratan bu ürünlerin aslında saçımızı korumadığını, sa­dece göreceği hasarı azalttığını unutmamalıyız. Sağlıklı saç­lar için bu tür işlemlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyor.

 

Saç sağlığımızı olumsuz etkileyebilecek ve üzerinde doğrudan kontrolümüzün bulunmadığı pek çok faktör olduğunu hatırla­talım. Bunların başında güneş ışınları geliyor. Özellikle yaz gü­neşi, saçları ve saç derisini kurutup yakıyor. Uzun süre güneşe maruz kalan saçlarımız sadece zayıflayıp yıpranmıyor, nemini kaybederek donuklaşıp matlaşıyor. Saçlarımızı ve saç derimizi güneşin zararlı etkilerinden korumanın iki temel yöntemi var: Güneş koruyucu ürünler kullanmak ve şapka takmak. Saçlara ve saç derisine uygulanan yağsız, kokusuz, geniş spektrumlu ve yüksek koruma faktörlü sprey ya da tonik formunda güneş koruyucular güneşin olumsuz etkilerini azaltmada oldukça et­kili. Bu tip koruyucuların güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulanması gerektiği de unutulmamalı.

 

Açık havada geçirilecek bir günde, sahilde yürürken ya da güneşlenirken şapka takmak, güneşten korunmanın en iyi yolu aslında. Üst kısmı açık olan siperlik tarzı bir şapka yeri­ne başımızı tamamen kapatan, hatta arka kısmı boynumuza doğru uzanan bir şapka seçmek işin püf noktası. Böylece hem saç derimiz hem de saçlarımız güneşin zararlı ışınlarından etkilenmeyecektir.

Güneşten korunalım derken onun faydalarını da gözden ka­çırmamak gerek. Güneş ışığı vitamini olarak da adlandırı­lan D vitamini, güneş ışığının cilde temas etmesiyle üretilir. D vitamini saç dökülmesini azaltır ve saç gövdesindeki hüc­releri aktive eder. Yani D vitamini alımını artırmak saçın ka­litesini de artıracaktır. Doğru zamanda ve gerekli önlemleri alarak güneşlenmek D vitamini depolarımızı doldurmak için ideal. Yazın yakıcı sıcağında değilse de bahar aylarının insa­nı yenileyen ılık günlerinde ve günün doğru zamanlarında sabah erken saatlerde veya akşam gün batınımdan önce güneşe çıkmak, saçlarımızın ihtiyacı olan D vitaminini gü­neşin zararlı ışınlarına maruz kalmadan almamızı sağlar. Kısacası ışıltılı saçlara ulaşmanın yolu yine güneşten geçer.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Afrika’nın kadim medeniyeti: Etiyopya

Sosyal Medya Okuryazalığı