Rüya İnsan Beynini Resetliyor

Rüyaların Anatomisi

Rüya , uyku sırasında beliren düşünce ve hayaller zinciri olarak tanımlanıyor.Her insanın,sonradan hatırlamasa bile rüya gördüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır.Elektroansefalografi ya da kısaca EEG denen yöntemle uyku sırasında beynin elektrik etkinliğinin kaydedilmesiyle iki tür uyku olduğu biliniyor.Bunlar derin ve hafif uyku evreleridir.Derin uykudan uyandırılıan insanların pek azı rüya gördüğünü hatırlayabilir. Oysa hafif uyku evresinde uyandırılanların hemen hepsi gördükleri rüyayı hatırlarlar.Hızlı göz hareketlerinin eşlik ettiği hafif uyku İngilizce rapid eye movements ”hızlı göz hareketleri ” sözcüklerinin baş harfleriyle REM uykusu  denir.

 

Yeni doğmuş bebekler toplam uyku sürelerinin yaklaşık yarısını ,yetişkinler  altıda birini Rem uykusunda geçirirler.Uyku hapları ve alkol alındığında rem uykusu ortadan kalkar ; ama insan beyni bu maddeleri almadığı uykularda yitirilen zamanı yakalamak istercesine ,neredeyse aralıksız rüya görür .Rem uykusu, memeli ve keseli hayvanlarda da görülür.

Rüyalara ilişkin bu olgular ,rüya görmenin insan ve gelişmiş hayvanlarda önemli bir biyolojik işlevi olduğunu düşündürür.Bu  işlevin ne olduğu bilim adamları tarafından tartışılıyorsa da beynin kendini resetleyerek uyku sonrasına kendini hazırladığı açıktır.

Hayatın üçte biri uykuda geçirilmesi ve uykusuzluğun bedensel ve zihinsel çöküntü demek olması neden bu kadar çok uyumamız gerektiğine dair bir resetleme süresini ortaya koymaktadır.

 

Rüyalara ilişkin Bilimsel Kuramlar

Eski çağlarda rüyaların ,geleceği önceden haber veren kehanet işaretleri olduğuna inanılırdı.Bu inanışın en büyük örneği firavunun Hz. Yusuf’tan tabirini sorduğu rüyasıdır.Firavun yedi semiz ,yedi cılız ineğin çayırda otladığını ve cılız ineklerin semiz inekleri yediklerini görmüştür .Hz Yusuf bu rüyayı 7 bolluk yılı ,7 kuraklık yılı olarak yormuş ve gerçekten de kehanet doğru çıkmıştır.

 

Yakın çağlarda en ünlü kuram psikanalizin öncüsü Sigmund Freud ‘un 1900’de yayınladığı Rüyalar ve Yorumları isimli kitabında yer alır.

Freud ,ruhsal sorunları olan hastaların tedavisinde rüyalardan yararlandı.Çünkü rüyaları ,hastanın kendisine bile itiraf etmekten çekineceği kadar utanç verici ,bu yüzden de bilinçaltına itilmiş isteklerin anlatımı olarak görürdü.

Üstelik bu isteklerin gerçek anlamı rüyada bir takım simgelerle gizlendiğinden rüyaların yorumlanması çok güçtü ama psikanaliz uygulanan bir hasta gördüğü rüyayı doktoruna anlattığında doktor bu simgelerin ardında yatan problemi bulabilirdi.

Freud ,rüyaların ciddiye alınması gerektiğini öne süren ilk bilim adamıydı.O yıllarda bazı meslektaşları bu kuramı kabul etmediler.İsviçreli bilim adamı psikiyatr Carl Jung ,hastanın bastırılmış isteklerinin rüyalarda ortaya çıktığına inanmıyordu.Jung’a göre rüyalar ,ne kadar anlaşılması güç simgelerle yüklü olsa da ,tıpkı şiir gbi insanın duygu ve düşüncelerinin en doğal dışavurumuydu;çünkü şiirin özü de böyle simgeler diline dayanıyordu.Jung’un açıklamasına göre ,vücut değişen iç ve dış koşullara kendine nasıl uyarlıyorsa zihnin de böyle bir uyarlama mekanizması vardı .Kanın kimyasal bileşimindeki dengenin bozulması gibi,zihindeki bilinç düzeyinin de dengesi bozulabilirdi ; bu durumda dengeyi yeniden kurma görevi belki de rüyalara düşüyordu.

Daha yakın tarihlerde bazı bilim adamları rüyaların biyolojik bir bilgi işlem yöntemi olduğunu öne sürdüler.Gün boyunca her insan başa çıkamayacağı kadar çok sayıda uyaranla karşılaşır ;belki de rüyalar bu uyaranları tek tek tarayıp ,önemli olanları önemsizlerden ya da unutulması gerekenlerden ayırmanın bir yoludur.

Yaratıcı düşüncelerin çoğu ,insanın yarı uyur ,yarı uyanık durumda düş kurduğu ya da hayallere daldığı anlarda ortaya çıkar ,ama yeni düşünce ve buluşların bazen rüyalardan doğduğuna ilişkin sağlam kanıtlar vardır.Örneğin Nobel ödüllü bilim adamlarından Otto Loewi ,sinir uyarılarının nasıl iletildiğini açıklayan en önemli deneyini rüyasında tasarladığını ,organik kimyacı Freiderich August Kekule ise benzenin altıgen biçimindeki halka yapısını gördüğü rüyadan esinlenerek bulduğunu söylemiştir.Robert Louis Stevenson ‘da Dr.Jekyll ile Mr.Hyde isimli romanının kurgusunu rüyasında tasarlamıştır.

Değerlendirmek ister misiniz?

281 points
Upvote Downvote

Bir Üniversite Öğrencisinin Yazarlık Serüveni

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Mutluluk Endexi