Robotların Öğrenme Savaşı ” Derin Öğrenme “

Robotların Öğrenme Savaşı ” Derin Öğrenme “

13- yüzyılın ünlü Katalan şairi Ramon Llull, kavramlar ve simgelerin çeşit­li kombinasyonlarından yeni bir bilgi türü oluşabileceğini söylediğinde muh­temelen aşk şiirleri kadar ilgi görme­mişti. Fakat aradan geçen yüzyıllar onu bu tanımlamasıyla yapay zekayı ilk kavramlaştıran kişi olarak tarihe geçirdi. Llull’ün açtığı yoldan sayısız bilim in­sanı yürüdü. Bunlardan biri de mate­matikçi ve filozof Leibniz’di. Leibniz düşüncelerimizin bir alfabesi olabile­ceğini dile getirdiğinde tarih yaprakla­rı 17. yüzyılı gösteriyordu. Asırlar boyu fikirler fikirleri kovaladı. 20. yüzyıldan itibaren bu fikirler somut çıktılara dö­nüşmeye başladı. Satranç oynayabilen makine, uzaktan kontrol edilebilen araç derken yapay zekaya ilişkin hayal gücü her geçen gün daha da gelişti. Bu süreçte yapay zeka makine öğrenmesini, maki­ne öğrenmesi yapay sinir ağlarını, yapay sinir ağları ise derin öğrenmeyi ortaya çıkardı.

Derin öğrenme basit tanımıyla insan beyninin çalışma pren­siplerini, daha doğru ifadeyle algı ve karar verme becerisini taklit etmeyi amaçlayan bir dal. 1943 yılında yayımlanan “Sinir Sisteminin İçinde Olan Fikirlerin Mantıksal Hesabı” başlıklı makale, 1970 yılında işleme konulan ve mektuplarda-ki kayıtlı posta kodlarını tanıyan uygulama gibi pek çok çalış­ma, kavramın adım koyamasa da derin öğrenmenin öncüleri kabul ediliyor. Öte yandan terim ilk defa 1986 yılında Prof. Rina Dechter tarafından Amerikan Yapay Zeka Derneği’nin Makine Öğrenmesi Topluluğu’nda dile getirildi.Kavrama aşina olmayabiliriz ama aslında derin öğrenme uy­gulamaları günlük hayatımızda sıklıkla karşımıza çıkıyor. Kullandığımız dil çeviri servisleri, sokak görünümlü harita uygulamaları bunlardan sadece birkaçı. Ayrıca otomatik Wiki-pedia makalesi oluşturulmasından eski siyah-beyaz filmlerin renklendirilmesine, sürücüsüz otomobillerden gerçek zamanlı nesne tanımlamasıyla fiziksel ortamda oynanan oyunlara ka­dar etrafımızdaki birçok gelişmenin arkasında bu teknoloji var.Uygulamaları biraz daha detaylandırarak konuya sııflandırma, transkripsiyon, regresyon, makine çevirisi, anormallik tespiti gibi kategorilerde bakabiliriz. Örneği, bir fotoğraf karesinde bulunan nesnelerin hangi nesne grubuna dahil olduğunu “sınıflandırma” uygulamaları tespit ediyor. Ses tanıma, el yazısını dijitale çevirme gibi uygulamalarsa “transkripsiyon” başlığı altında değerlendiriliyor. Veri girişine göre ileriye dönük maaş artışı tahmininde bulunma gibi eylemler “regresyon” cümlelere göre farklı dillere çeviri yapan servisler ise “makine çevirisi” uygulamaları kapsamına giriyor. Bütün bunların ötesinde bir grup olay veya nesne arasında olağandışı bir örüntünün belirlenmesi “anormallik tespiti” uygulamasıyla yapılıyor.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Yağmurlu Mektup