Osmanlı’da Posta

Osmanlı’da Posta

19.yüzyılda büyük bir gelişme gösteren haberleşme teknolojisi, devletler arasındaki posta ve telgraf hizmetlerinin yaygınlaşmasını da sağlar. Bu alandaki kamu ve özel sektör yatırımlarının ayrıntıları ise dönemin resmî yazışmalarına yansır. Haberleşme ve ulaşım alanlarında teknolojinin yıllar içe­risinde gelişmesi, Osmanlı İmparatorluğu için de büyük önem taşıyan telgraf hatları konusunda birtakım atılım­ların yapılmasını sağlamıştı. Bir yandan Osmanlı’nın kendi telgraf hatlarının inşası için yatırım ve ihaleler yapılırken diğer yandan hâlihazırda başka devletler tarafından kurulan telgraf hatları ile bunlara dair alet ve takımların satın alınması söz konusu olmuştu. 1856-1857 yıllarına ait bu tezkirede daha önce İngiltere tarafından Beyoğlu ile Tarabya arasında yaptırılan ve oradan da Varna’ya kadar uzanan telgraf hattı ile Arna-vutköy ile Selimiye Kışla-ı Hümayun’u arasındaki telgraf hattının satın alınmasının kararlaştırıldığını görüyoruz. Bu satın alımlara ek olarak telgraf meclisi, “telgraf hatları için mevcud olan teller ile diğer aletlerin” de satın alınma­sının uygun olacağının altını çizmiş. Satın alınacak bu teller ve diğer aletlerin toplam 2 bin 723 lira ve 25 şilin 15 peşte tutacağı ifade edilirken satın alınan malların İstanbul Boğazı’ndan Varna’ya kadar deniz altından inşa edilmiş telgraf hattında tamire ihtiyaç duyulduğu takdirde kullanılabileceği vurgulanmış. Haberleşme ve ulaşım imkanlarının 19. yüzyıl içinde büyük bir gelişme göstermesi, devletler arasındaki posta hiz­metlerinin de yaygınlaşmaya başlaması anlamına geli­yordu. Posta hizmetlerinin bu şekilde yaygınlaşması diğer yandan devletler arasında yapılacak ikili anlaşmaların sayısını artırıyordu.Bu anlaşmalardan biri de 1907 yılında Bulgaristan Hü-kumet-i Emareti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yapılmıştır.

ilk posta pullarından bir görsel

Posta hizmetlerinin yaygınlaşması devletler arasında yapılacak ikili anlaşmaların sayısını artırıyordu.

1856-1857 yıllarına ait bu tezkirede daha önce İngiltere tarafından Beyoğlu ile Tarabya arasında yaptırılan ve oradan da Varna’ya kadar uzanan telgraf hattı ile Arna-vutköy ile Selimiye Kışla-ı Hümayun’u arasındaki telgraf hattının satın alınmasının kararlaştırıldığını görüyoruz. Bu satın alımlara ek olarak telgraf meclisi, “telgraf hatları için mevcud olan teller ile diğer aletlerin” de satın alınma­sının uygun olacağının altını çizmiş. Satın alınacak bu teller ve diğer aletlerin toplam 2 bin 723 lira ve 25 şilin 15 peşte tutacağı ifade edilirken satın alınan malların İstanbul Boğazı’ndan Varna’ya kadar deniz altından inşa edilmiş telgraf hattında tamire ihtiyaç duyulduğu takdirde kullanılabileceği vurgulanmış. Haberleşme ve ulaşım imkanlarının 19. yüzyıl içinde büyük bir gelişme göstermesi, devletler arasındaki posta hiz­metlerinin de yaygınlaşmaya başlaması anlamına geli­yordu. Posta hizmetlerinin bu şekilde yaygınlaşması diğer yandan devletler arasında yapılacak ikili anlaşmaların sayısını artırıyordu. Bu anlaşmalardan biri de 1907 yılında Bulgaristan Hü-kumet-i Emareti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yapılmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus ya da daha çok 93 Harbi olarak bildiğimiz savaştan sonra her ne kadar Bul­garistan özerk prenslik haline gelmişse de birçok açıdan Osmanlı’ya bağlı kalmaya devam etmişti. Bulgaristan Komiseri Sadık Azmizade tarafından Sada­ret Makamı’na yazılan 23 Ekim 1907 tarihli bu belgede Hükumet-i Emaret Telgraf ve Posta İdaresi ile Hükumât-ı Müttehide-i Amerika Telgraf ve Posta İdaresi arasında bir posta antlaşması için görüşmelere başlandığı görü­lüyor. Anlaşmaya göre Bulgaristan ile Amerika arasında mandapost usulünün (posta havalesi) doğrudan doğruya uygulanmaya başlayacağı belirtilmiş.

Bununla beraber anlaşmayla ilgili detaylar bildirildikten sonra Osmanlı dönemine ait hemen her arzda olduğu gibi nihai kararın önce padişaha ve sonra da sadaret makamına bırakıldığı görülüyor.

26 Mart tarihli bu belgede Lionel Gisborne isimli şahsın İstanbul’dan iskenderiye’ye kadar deniz alt.ndan telgraf hattı inşa etmek için ruhsat başvurusu yaptığın, öğreniyoruz. Belge aynı zamanda Devlet-i Aliyye ile Lionei Gisborne arasında yapılacak sözleşmenin şartla­rını da ortaya koyuyor. Osmanlı Devleti söz konusu hattın Çanakkale Boğazı’na kadar olan kısmını kendi inşa ede­ceğini ve buradan sonrasının Gisborne tarafından yapı­lacağını belirtiyor. Bunun yanı sıra hattın İskenderiye’den Yemen eyaletinde bulunan Muha’ya kadar devam etmesi halinde de İskenderiye ile Muha arasındaki hattın yine Osmanlı tarafından inşa edileceği kaydedilmiş.

Bu şartlar altında telgraf hattının inşa edilmesi halinde hattın kullanım haklarının yirmi sene boyunca Gisborne’a verilmesi, ancak bu süre zarfında Devlet-i Aliyye’nin bu hattı kullanması halinde Gisborne’a herhangi bir ücret ödenmemesi de öne çıkan maddelerden biri. Osmanlı’nın öne sürdüğü bir başka koşul ise Gisborne’un inşaat süre­since temin edilmesini istediği altı bin liralık yardımdan vazgeçmesi.

Bu taleplerin genelini kabul eden Gisborne’un, iki nokta­ya itiraz ettiği görülüyor. İlkin, istediği senelik altı bin lira yardımdan tamamen vazgeçmektense bunun dört bin  liraya indirilmesini talep ediyor. İkinci olarak hattın Yemen Eyaleti’ne kadar uzatılması halinde kendisine tanınan hakkın kırk yıla çıkarılmasını istiyor. Ayrıca burada dikkat çeken bir başka bilgi, Gisborne’un “Devlet-i Aliyye’nin öne sürdüğü şartları kabul edecek bir başka şirket bulunduğu takdirde anlaşmayı o şirket ile yapabilirsiniz” demesi. Belgenin geri kalan kısmında telgraf hattının Osmanlı Devleti’ne getireceği yararlardan bahsedilirken Avru­pa ile Asya’da bulunan uzak ülkeler arasında iletişimi sağlayacak bu hattan hem maddi hem de siyasi fayda elde edilebileceğinin altı çiziliyor. Ayrıca Gisborne’un öne sürdüğü şartların Avrupa’daki ihale şartları göz önüne alındığında oldukça uygun olduğu, aradaki ufak farklar nedeniyle böyle önemli bir hattın yapımının geciktirilme­mesi gerektiği açıklanıyor.

“Devlet-i Aliyye’nin öne sürdüğü şartları kabul edecek bir başka şirket bulunduğu takdirde anlaşmayı o şirket ile yapabilirsiniz.”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Geleceği Kurtaracak Şey ” Enerji “

Doğal Yaşam ve Modern Hayat Arasında ” Nairobi “