Orta Anadolu’nun İncisi ” Nevşehir “

Orta Anadolu’nun İncisi ” Nevşehir “

Kızılırmak Vadisinin güney yamacında yer alan Nevşehir, küçük ve şirin bir İç Anadolu şehridir. Doğuda Kayseri, ku­zeydoğuda Yozgat, kuzeybatıda Kırşehir, batıda Aksaray ve güneyde Niğde ile komşu olan şehir karasal iklimin etkisi altındadır. Nevşehir, tüm Anadoluda olduğu gibi köklü bir tarihe, eşsiz doğal ve kültürel zenginliklere sahiptir. Nevşehir’in en eski adının Nyssa olduğu düşünülmektedir. Osmanlı döneminde şehrin yerinde bulunan Muşkara isimli köye 18. yüzyıl başlarında “yeni kurulan şehir” anlamına ge­len bugünkü adı verilmiştir.

Nevşehir, Anadolu kültüründeki kıymetli manevi kişiliklerden Hacı Bektaş-ı Veli’nin hatırasına ev sahipliği yapmaktadır.

Nevşehir’in tarihi oldukça eski­lere uzanır. MÖ 1650’li yıllardan itibaren uzun süre Hititlerin idaresinde kalan bölgede sonraki yüz­yıllarda Asurlular, Persler, Kapadokya Krallığı, Roma ve Bizans imparatorlukları hüküm sürer. Bölge, Malazgirt Savaşı’ndan Yavuz Sultan Selim devrinde bütünüyle Osmanlı topraklarına dahil olana kadar Selçuklular, Moğol-İlhanlı, Eretnalılar, Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları hâ­kimiyetine girer.Kendi halinde, sakin bir yaşamın sürdüğü şehir merkezi, Nevşehir’in sahip olduğu hazineye dair pek ipucu vermez. Ancak şehir, hem dünya hem de ülkemiz için son derece önemli değerler barındırır. Örne­ğin, Anadolu kültüründeki kıymetli ma­nevi kişiliklerden Hacı Bektaş-ı Veli’nin hatırasına ev sahipliği yapar. Anadolu’nun düşünce yapısını derinden etkileyen, öğ-retileriyle Yeniçeri Ordusu’nu şekillendiren mutasavvıf ve düşünür Hacı Bektaş-ı Veli 13. yüzyılda yaşamış ve Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bu dünyadan ayrılmıştır. İlçede bulunan ve içerisinde Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin de yer aldığı Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi, görül­meyi hak eden bir yapılar bütünüdür. Her yıl gerçekleştiri­len ve bu sene tarihi 16-23 Ağustos olarak belirlenen Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Haftası kapsamında Hacıbektaş ilçesinde anma törenleri ve çeşitli kültür-sanat etkinlikleri yapılmaktadır. Nevşehir’e hayat veren, şehrin tüm dünyada tanınmasını sağ­layan yer hiç şüphesiz Kapadokya’dır. Tarihi ve doğasıyla sa­dece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyüleyici, en özel bölge­lerinden olan “Güzel Atlar Diyarı” Kapadokya, ziyaretçilerini eşsiz bir âleme davet eder.

Doğanın sihirli elleriyle oluşturduğu peribacalarının en görkemli örnekleri Kapadokya’dadır.

 

Miras Listesi’ne alman Göreme Millî Parkı ve Kapadokya Nevşehir, Ürgüp ve Avanos ilçeleri arasındaki bölgeyi, Karain, Karlık, Yeşilöz ve Soğanlı kaya yerleşimleri ile Kaymaklı ve Derinkuyu yer altı şehirlerini içine alır. Burası adeta bir açık hava mü­zesidir ve bu müzenin en ilginç, en hayranlık uyandırıcı özelliklerinin başında peribacaları gelir. Doğanın sihirli elleriyle oluşturup insanlığa armağan ettiği periba­caları dünyanın çeşitli yerlerinde görülse de, en geniş alana yayılmış ve en görkemli örnekleri Kapa-dokya’dadır. Peribacaları, jeolo­jik devirlerde aktif volkanlar olan Erciyes, Hasan ve Güllü yanardağ­larının püskürmesiyle yayılan lav ve küllerin oluşturduğu tüf tabaka­sının yüzyıllar boyunca akarsular, yağmurlar ve rüzgarlar tarafından aşmdırılması sonucunda ortaya çıkmıştır.

Kapadokya kesinlikle deneyimlenmesi gereken, içine bir kere girildiğinde zihinlere kazınan, asla unutulmayacak bir masal diyarıdır.

 

Kapadokya’nın yumuşak jeolojik yapısı ayrıca kaya yerleşim­lerinin ve yer altı şehirlerinin inşa edilmesini mümkün kıl­mıştır. Bu özelliğiyle Kapadokya benzersiz mimari yapılara sahiptir. Bölgenin dört bir yanında Azize Katerina, Aziz Basil, Azize Barbara gibi pek çok şapel ile Çavuşin, Vaftizci Yahya, El Nazar, Elmalı, Meryem Ana, Yılanlı, Çarıklı ve Tokalı gibi yüzlerce kilise bulunur.

Kapadokya’da görülecek doğal ve tarihî eserler sayısızdır. Bu masal diyarı aynı zamanda ziyaretçilerine unutulmaz baş­ka deneyimler de sunar. Bunlardan biri yer altı şehirleriyle buluşmaktır. Derinkuyu ve Kaymaklı gibi yer altı şehirleri insanların bir zamanlar sürdüğü yaşamları düşündüren, in­sanı geçmişe doğru bir yolculuğa çıkaran hayal mekanlarıdır. Güllüdere, Paşabağı ve Güvercinlik gibi eşsiz vadilerde yürü­yüş ve atlı safari yapmak ya da bisikletle gezmek, Kızılçukur Vadisi’nde günbatımını seyre dalmak, Aşk Vadisi’nin muhte­şem manzarasında sıcak hava balonlarının görsel şölenine şahit olmak, bölgenin en büyük peribacası olan Ortahisar Kalesi’nden Ürgüp, Avanos ve Göreme’ye kuşbakışı bakmak da paha biçilemezdir. Bölgedeki en popüler turistik aktivite olan balon turlarına katılarak bu harikalar diyarını yukarı­dan görmek ise Kapadokya deneyimini daha da büyüleyici hale getirir. Kapadokya kesinlikle deneyimlenmesi gereken, içine bir kere girildiğinde zihinlere kazınan, asla unutulma­yacak bir masal diyarıdır.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Güneş Sistemindeki Yüzüklü Gezegen “Satürn”

Harikalar Diyarı ” Kahire “