Mustafa Kemal Atatürk’ün Subaylıktaki Yılları

Subaylıkta İlk Yılları

Şam’daki görevi Mustafa Kemal‘in ordunun ve ülkenin sorunlannı yakından görmesini sağladı. Havran ve Kuneytra’da Dürziler’e karşı düzenlenen harekete katılan Mustafa Kemal hemen hemen bütün Suriye’yi dolaştı. Bu arada, siyasal görüşlerinden ötürü Askeri Tıbbiye son sınıfından atılarak Şam’a sürgün gönderilen Mustafa Bey (Cantekin) ile birlik­te Ekim 1906‘da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti‘ni kurdu. Görevi gereği gittiği Kudüs, Hayfa ve Yafa‘da (Tel Aviv) örgütü yaymaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Bunun üzerine gizlice Selanik‘e geçerek örgütlenme çalışmalarını burada yürütmeye başladı. Eski arkadaşlarıyla ilişki kurarak örgütün Selanik kolu­nu kurdu. Ancak çalışmaları haber alınarak hakkında soruşturma açılması üzerine dört ay sonra Suriye‘ye geri döndü.
Haziran 1907‘de kolağalığına (önyüzbaşı) yükseltilerek 5. Ordu genelkurmayında gö­revlendirildi. Bir süre sonra isteği üzerine Se­lanik‘teki 3. Ordu genelkurmayına atandı. O yıllarda Makedonya‘da yoğun bir siyasal ha­reketlilik yaşanmaktaydı. İlerici genç subay­lar tarafından kurulmuş olan İttihat ve Terak­ki Cemiyeti‘nin  ordudaki etkisi gün geçtikçe artıyordu. Selanik‘e gelen Mustafa Kemal, Vatan ve Hürriyet Cemiyeti‘ni oluşturan arkadaşlarının da İttihat ve Terakki Cemiyeti‘ne geçtiğini gördü. Önceleri Vatan ve Hürriyet Cemiyeti‘ ni geliştirmek için çalışmalara girdiyse de es­ki arkadaşlarının ısrarıyla 29 Ekim 1907‘de İt­tihat ve Terakki saflarına katıldı.
23 Temmuz 1908‘de II. Meşrutiyet ilan edi­lerek 1876 Anayasası (Kanun-i Esasi) yeniden uygulanmaya başladı. Bu günlerde Mustafa Kemal ile İttihat ve Terakki Cemiyeti‘nin üst yöneticile­ri arasında görüş ayrılıkları belirmeye başla­mıştı. Hemen her yerde sözünü sakınmadan cemiyet yöneticilerini eleştirmekteydi. Ayrı­ca, II. Meşrutiyet‘in ilanından sonra “Hürri­yet Kahramanı” ilan edilen Enver Bey ile de aralarındaki sürtüşme artıyordu. Cemiyet yö­neticileri onu Selanik‘ten uzaklaştırmak ama­cıyla, Meşrutiyet yönetimine karşı kıpırdan­maları bastırmak bahanesiyle Trablusgarp‘a gönderdiler. Buradaki görevini tamamlaya­rak Selanik‘e döndüğü günlerde İstanbul‘da 31 Mart Ayaklanması patlak verdi. Bu ayak­lanmayı bastırmak üzere Mahmud Şevket Pa­şa komutasındaki Hareket Ordusu İstanbul‘a gönderildi. Bu ordunun kurmay başkanlığına başlangıçta Mustafa Kemal atanmış, ama tam İstanbul‘a girileceği sırada bu görevden alına­rak yerine Enver Bey getirilmişti.
Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki içindeki eleştirilerini daha da sertleştirerek sürdü­rüyordu. Cemiyetin Eylül 1909 da toplanan II. kongresinde, askerlerin siyasetten çekil­mesini ya da siyasetle uğraşacak askerlerin or­dudan ayrılmasını savundu. Bu görüş bazı yandaşlar bulduysa da azınlıkta kaldı. Bunun üzerine Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki ile bağlarını keserek kendini tümüyle askerliğe verdi. 1910 Nisan‘ında 3. Ordu‘da eğitim su­bayı olarak görev aldı. Önyüzbaşı Mustafa Kemal‘in bu görevde ve ordu kurmayında gösterdiği başarı herkesin ilgisini çekiyordu.
I. Dünya Savaşı‘na doğru Balkanlar patla­maya hazır barut fıçısı gibiydi. Bağımsızlıkla­rını isteyen Balkan halkları büyük devletlerin de kışkırtmalarıyla sürekli ayaklanmalar çı­karmaktaydı. 1910‘da Arnavutluk‘ta çıkan bir ayaklanmayı bastırma işini doğrudan Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) Mahmud Şevket Paşa üstlenmişti. Paşa Selanik‘ten geçerken yanına Mustafa Kemal‘i de alarak onu birliklerine kurmay başkanı yaptı. Aynı yılın sonbaharın­da Fransa’da Picardie‘de yapılan askeri ma­nevralara Mustafa Kemal Osmanlı ordusunun temsilcisi olarak katıldı.
Mustafa Kemal bir süre sonra İstanbul‘da genelkurmay başkanlığında bir göreve atandı. Bu sırada İtalyanlar da Trablusgarp‘ı işgal et­mek üzere saldırıya geçmişlerdi. Mustafa Ke­mal Mısır üzerinden zor bir yolculuk yaptık­tan sonra Tobruk‘a ulaştı. Buradaki kuvvetle­rin kurmaylığını üstlenerek Ocak 1912‘de ya­pılan Tobruk Çarpışması‘nda başarılı oldu. Daha sonra Derne‘ye geçerek buradaki kuvvetlerin komutanlığını üstlendi. Trablusgarp‘ta binbaşılığa yükselen Mustafa Kemal, Ekim 1912‘de I. Balkan Savaşı‘nın başlaması üzeri­ne İstanbul‘a döndü.
Savaş sırasında Çanakkale Boğazı‘nın gü­venliğini sağlamakla görevli kuvvetlerin Ha­rekât Şube‘si müdürlüğüne atandı. Ardından Bolayır Kolordusu kurmay başkanlığı da ken­disine verildi. Balkan Savaşları imparatorluk için bir yıkımla sonuçlandı. Balkanlar‘daki tüm topraklar yitirildiği gibi ordu da perişan bir duruma düştü.
1913 Ekim‘inde Sofya askeri ataşeliğine atanan Mustafa Kemal Mart 1914‘te yarbaylı­ğa yükseltildi. Sofya‘daki görevi sırasında batı diplomasisinin inceliklerini gözlemledi. Bura­dan İstanbul‘a gönderdiği mektup ve rapor­larda bir savaşın yaklaşmakta olduğunu haber veriyor, Osmanlı İmparatorluğu‘nun bu sava­şa girmesinin bir felaketle sonuçlanacağından söz ediyordu. Mustafa Kemal‘e göre Osman­lılar bu savaşta tarafsız kalmalıydılar. Hele Almanya‘nın yanında savaşa girmenin fela­ketle sonuçlanacağını, çünkü iki cephede bir­den savaşmak zorunda kalacağı için Alman­ya‘nın yenileceğini vurguluyordu.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı

I. Dünya Savaşı zamanlarında Mustafa Kemal Atatürk