Mesafe mi dediniz? O da ne?

Mesafe mi dediniz? O da ne?

Ulaşım, teknolojinin hayatımızda yarattığı köklü değişiklik­lerin en çok hissedildiği alanların başında geliyor. Hemen her gün bir seyahat planlıyor ya da gerçekleştiriyoruz. Araçlar daha konforlu, hızlı ve ekonomik hale geldikçe yolculuk seçe­neklerimiz de artıyor. Ayrıca, önemli bir sorun olan trafik ka­zalarını azaltmayı amaçlayan ve seyahatleri “akılhlaştıran” dijital uygulamalar sayesinde yollar daha güvenli hale geli­yor. Trafik verilerinin dijital ortamda paylaşılmasıyla trafik akışının durumu, kaza tespiti, geçiş ücretleri tahsilatı ve navigasyon gibi çok sayıda işlem hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebiliyor. Ulaşım imkanları elbette beraberinde sorunları da getiriyor. Bunlardan biri de motorlu taşıtlardan kaynaklanan çevre kirliliği. Çok sayıda firma ve mühendis bu sorunun önüne geçmek için petrol harici yakıtlarla çalışan araçlar üretiyor. Petrole alternatif olarak ise hem kömürden hem de organik yakıtlardan elde edilen dizel; mısır, buğday, kanola gibi orga­nik materyallerden üretilen biyoyakıt; ayrıca elektrik enerjisi gösteriliyor. Bazı araçlar tamamen alternatif yakıtla çalışacak şekilde üretilirken, biri normal diğe­ri elektrikli olmak üzere iki motorlu hibrid arabalar da mevcut. Dünya­nın farklı ülkelerinde bu yönde teş­vik politikaları uygulamaya koyuldu bile. Örneğin, Kaliforniya hüküme­tinin iklim değişikliğiyle mücade­le kapsamında aldığı karara göre 2023’te sıfır emisyon salınındı bir milyon araç kullanıma sokulacak.

Benzer şekilde Norveç, 2025 yılına kadar akaryakıtla çalışan araçların satışını ve kullanımını sıfırlamayı planlıyor. Almanya ise 2030 yılın­dan itibaren benzinli araç satılmaya­cağı yönünde karar aldı. Son olarak, Oregon eyalet yönetimi yaygın şe­kilde şarj istasyonları kurarak elek­trikli araç kullanımını teşvik edi­yor. Araçlar bu hızla “akıllılaştıkça” birbirleri ile iletişim kurmaları da mümkün olacak gibi gözüküyor. Bu­nun bir habercisi, aracın çevresinde­ki diğer araçların hızlarını ve gidiş yönlerini “algılamasını” sağlayan ve sürücüsünü tehlikelere karşı uyarma özelliğine sahip V2V (vehicle to ve-hicle-araçtan araca) adı verilen yeni yazılımlar. Ulaşım kapsamında uzun soluklu teknolojik çalışmaların yapıldığı bir diğer alan da toplu taşıma araçları. Bunun bir örneğini, kimilerinin Endüstri Devrimi’nden sonra ula­şım alanındaki en büyük yenilik olarak gördüğü Maglev treni teşkil ediyor. Saatte 600 kilometre hız yapan bu tren, 2003’te Şanghay’da hayata geçirildi bile.

Önenli bir sorun olan trafik kazalarını azaltmayı amaçlayan ve seyahatleri “akıllaştıran” dijital uygulamalar sayesinde yollar daha güvenli hale geliyor

Hyperloop: Çılgın proje

Toplu taşıma projelerinin belki de en “çılgın”ı Hyperloop. Havayolu ile katedilen en uzun mesafeyi 30 dakikaya dü­şüren Big Falcon Roketleri (BFR) gibi devasa projelerin ya­ratıcısı, elektrikli otomobil üreten Tesla Motors’un sahibi Elon Musk’ın imzasını taşıyan Hyperloop, en basit tanımıyla sesten hızlı giden bir tren. Kapsül biçimli bu trenler vakum tünellerde sürtünmeyi ortadan kaldıran manyetik hava yastıkları üzerinde ilerliyor. Hyperloop, saatte 1300 kilometre hızla 650 kilometrelik mesafeyi 30 dakikada katetme kapasi­tesine sahip. “Çılgın mucit” Elon Musk ve ekibi Hyperloop’un ilk test sürüşünü başarıyla tamamlayarak bu imkansız gibi görünen projeyi gerçek kıldı bile. Hyperloop projesinin ilk hattı 2020’de Abu Dabi’de açılacak. Güneş enerjisinden fay­dalanan ve “Uçak kadar hızlı, tren kadar ucuz” sloganıyla faaliyet gösteren Hyperloop’un en büyük avantajı, ucuz bir ulaşım seçeneği sunacak olması. Üstelik Elon Musk, açık kaynak kodlu bu proje için patent almayacağını da belirtti. Bütün bunlara bakınca Hyperloop’un hava, kara, su ve raylı ulaşımdan sonra “beşinci ulaşım şekli” olarak görülmesinin boşuna olmadığı anlaşılıyor.

Mars yolculuğu uzak değil

Teknolojinin ulaşım alanına getirdiği yenilikler dur durak bilmiyor. Geleceğin ulaşımı sil baştan tanımlamaya aday ta­sarımlan sadece motorlu taşıt meraklılarının değil, herkesin ilgisini cezbedecek “uçuk” fikirlerle dolu. Su üzerinde suya temas etmeden süzülerek ilerleyen taksi SeaBubble, yerden 30 metre yükseklikte hareket eden ve 20 kilometre hız yapa­bilen uçan bisiklet, Uber-NASA işbirliğiyle üretilen ve dikey kalkış-iniş gerçekleştirebilen uçan araba, kişiye özel denizaltı, teleferiğe benzer bir mekanizması olan ve 230 kilometre hız yapabilen iki kişilik kapsül Monoray ve hatta Dünya-Mars arası yolculuk yapılmasını sağlayacak ve saatte 3 bin kilometre hıza ulaşabilen Solar Express, bunlardan sadece birkaçı.

Peki, sizce teknoloji mesafeleri yok etme iddiasında ne kadar başarılı?

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Gen Teknolojisinin GPS Cihazı ” CRISPR “

İçerik Eklemek Ufkunuzu Açar