Medeniyetten Medeniyete Tanrı Figürleri

Babilliler, eski halklann çoğu gibi birden fazla tannya taparlar, tannları üzerine kuşak­lar boyu anlatılan düşsel öykülere inanırlardı. Bunlann çoğunluğu Sümer kaynaklıydı. Ev­renin ve insanlann yaratılışını konu alan Sümer efsaneleri arasında Adem ile Havva öyküsüne benzer bir öykü de vardır. En uzun ve en tanınmış Sümer destanının kahramanı Gılgamış, ölümsüzlük otunu bulmak için yola çıkar ve bu arayış sırasında bin bir güçlükle karşılaşır. Serüven dolu yolculuğunun sonun­da bulduğu otu, suların dibinden sinsice gelen bir yılan kayığından çalar.

Bu öyküdeki ilginç yanlardan biri de Nuh Tufanı’nı anımsatan bir sel felaketinden söz etmesidir.Sümer tannlannın en büyüğü, Uruk kenti­nin tannsı Anu, Babilliler’in en büyük tannsı ise Babil kentinin tanrsı Marduk idi. Babil efsanelerinde Marduk ejderha Tiamat ile dövüşüp onu yener. Yeri, göğü ve insanoğlu­nu yarattığına inanılan Marduk’un yeryüzün­deki temsilcisi kraldı. Marduk dışında toprak, su, gökyüzü, Güneş ve Ay tanrıları gibi tanrılara da tapılırdı. Asurlular da büyük ölçüde Sümerler’in ve Babilliler’in dinleriyle tanrılarını paylaşıyorlardı. Ama, en büyük tanrıları, adını imparatoriuğun başkentine verdikleri Asur’du. Hem Babilliler hem de Asurlular’ın baş tanrıçası ise Eski Yunanlı­ların aşk tanrıçası Afrodit’e çok benzeyen İştar’dı.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

365 Milyon Yıl Önce Akciğerli Dev Balık

Yılların Eskitemediği ”Charlie Chaplin”