Köpekler ve İnsanlar

Köpekler ve İnsanlar

İnsanlarla yüzyıllar boyunca iç içe yaşayan köpekler, sayısız efsaneye ve masala konu ol­muştur. Örneğin Yunan mitolojisine göre Hades denilen yeraltındaki ölüler ülkesinin kapı­sını Kerberos adlı bir köpek bekler. Genellik­le üç başlı ve yılan kuyruklu olarak gösterilen bu köpeği yeryüzüne çıkarmak Herakles’in başarmak zorunda kaldığı 12 görevden sonuncusuydu. Gökyüzün­de takımyıldızlardan ikisinin adı Büyükköpek ve Küçükköpek’tir. Ayrıca köpek sözcüğü­nün kullanıldığı birçok atasözü ve deyim var­dır. Örneğin “Havlayan köpek ısırmaz” atasö­zü, karşısındakini bağırıp çağırmakla korku­tan kimsenin eyleme geçmeyeceğini; “Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur” atasözü, güçlü iken çekinden kişinin gücünü yitirdiğin­de kötü niyetlilerin oyuncağı olacağını anlatır. “Köpeksiz köy bulmuş da değneksiz geziyor” deyimi kendisine engel olacak, karşı çıkacak kimse olmadığından, istediği gibi davrananlar için kullanılır.
Bu örnekler ve daha birçoğu köpekler ile insanlar arasındaki yakın ilişkilerin bir göster­gesidir. İnsan fosilleriyle birlikte bulunan köpeğinkine benzer kemikler, en azından 10 bin yıl önce, evcilleştirme sürecinin olmasa bile insanların köpeklerle ilişkisinin başladığını kanıtlamaktadır. Belki de, yiyecek artıkları bulmak amacıyla yerleşim alanları çevresinde dolaşan ve yaklaşan tehlikelere karşı insanları uyaran bu hayvanlar ile insanlar arasında ya­vaş yavaş gelişen bir ilişki doğmuştur.
Afrika’da yazılı tarihin başlangıcından beri köpeklerin bulunduğu bilinmektedir. Eski Mısırlılar’ın 5.000 yıl önce yaptıkları mezarla­rın ve tapınakların duvarlarını süsleyen kö­pekler günümüz salukilerine, Babil ve Hitit sanatında kullanılan köpek figürleri Kangal çoban köpeğine benzer. Mısırlılar’ın köpeğe büyük saygı duyduğu, hatta kutsal saydığı bi­linmektedir. Eski Etiyopyalılar için köpeğin öylesine saygın bir yeri vardı ki, onlan hü­kümdar olarak seçer ve başa geçirdikleri kö­peklerin davranışlarını dikkatle izleyerek yö­netim işinin nasıl üstesinden geldiklerini anla­maya çalışırlardı. Ama tarih boyunca köpek­ler hep en sevilen hayvanlar arasında yer al­mamıştır. Yahudiler ve Hindular köpekleri pis hayvanlar olarak görür ve dokunmaktan çekinirler. Türkler ve Araplar “köpek” sözcü­ğünü, insan için kullanılabilecek en kötü ya­kıştırmalardan biri sayarlar.
Birbirlerine taban tabana zıt tüm bu yakla­şımların ötesinde, köpekler sahiplerine koşul­suz bağlılıkları ve cana yakın arkadaşlıklarıyla yüzyıllar boyunca gözde birer ev hayvanı olmuşlardır.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Teriyeler ve Öbür Köpek Soyları

ASALAK AYIKLAYICI BALIKLAR