Kola Derin Sondajı’ndan Gelen Ses Ne Anlama Geliyor?

Rusya’nın Norveç bölgesi sınırı yakınlarındaki Kola Yarımadası’nda 24 Mayıs 1970’ten beri kazılan kola derin sondajı, Dünya üzerine yapay olarak açılmış dünyadaki en derin deliklerden birisidir.
1980 tarihinin sonlarında Avrupa da yayılmaya başlayan bu efsane Rusya’da geçmesine karşın ilk olarak Finlandiya’daki Ammennusatia gazetesinde yayınlanmıştı. Daha sonra dünyanın her tarafına yayıldı.

1989’da Sovyet Birliğinin dağılmasından sonra, KGB’ye ait birçok dosya Amerika ve İngiltere istihbarat timleri tarafından incelemeye alınmıştır. 1990’da bu dosyalardan bir tanesi Londra Whitehall D11 departmanına fakslanmıştır. Dosyada anlatılanlar öylesine olağan dışıydı ki çok zaman geçmeden basına sızmıştır. Rusya’nın step bölgesinde büyük ve geniş bir çukur bulunmuştu. Rusya Federasyonunun kuzeyinde, Murmansk Oblastı sınırları içinde kalan toprak parçası olan Kola Yarımadasında. Hem çukurun nasıl açıldığını öğrenmek hem de dünyanın nasıl oluştuğuyla ilgili ipuçları elde etmek ve yer kabuğunu mümkün olduğunca derine inerek incelemek için jeologlardan oluşan bir grup bilim insanı bu iş için görevlendirildi.

Böylece Kola derin sondajı Sovyetler Birliği tarafından Kola Yarımadasında yapılan bilimsel sondaj kuyusu olarak tanımlandı. Malzemelerini alıp bölgeye gelen bilim adamları çukurun yakınlarında bir kamp kurup araştırmaya başladılar. Çukur oldukça genişti ve dünyanın katmanları hakkında detaylı bilgi edinebilmek ve detaylı veri için daha derine inen bir çukur açmaya karar verdiler. İlk sondaj faaliyetleri 24 Mayıs 1970 tarihinde başlamıştır. En derin sondaj 1989 yılında 12.262 metreye ulaşmıştır. O dönemde delinen en derin sondaj olma özelliğini kazanmıştır.Sondaj çalışmaları  için kullanılan dev bir matkap olan sondaj makinesi çukurun tabanına yerleştirilerek delik açılmaya başlatıldı. Yaklaşık 50 santim çapındaki delik aşağıya doğru ilerledikçe çıkartılan toprak, kaya parçaları, mineraller ve bazı madenler kamp yerindeki  laboratuvarda inceleniyor,araştırmalar yapılıyor notlar alınıyordu. Sondajın gidebileceği en ileri noktaya kadar gitmesini istiyorlardı. Bu sayede daha önce keşfedilmemiş bilgilere ulaşabileceklerdi.Bu da bilim dünyası için bulunmaz bir nimetti.

14 yıllık çalışmaların ardından deliğin boyu 12 kilometreye kadar ulaşmıştı. Biraz daha deldiler ve dev matkabın ucu çok aşırı bir hızda dönmeye başladı. Bilim adamları ve beraberinde gelen uzmanlar bu seslere çok şaşırmışlardı. Bilim adamları bir yer altı mağarasına gelmiş olacaklarını tahmin ediyorlardı. Başka ekip üyeleri ise dünyanın merkezine ulaştıklarını düşünmeye başlamışlardı. Her nereye gelmişse gelsin matkap boşa dönüyordu, kırılacak, delinecek bir şey yoktu.Deliğin amacı, Dünya’nın en dış katmanı olan kabuk tabakası içerisinde gidebildiğimiz en derin noktaya kadar ulaşmaktır. Ne yazık ki bu proje, fon yetersizliğinden ötürü 2005 senesinde durdurulmuştur, kazı alanı ise 2008’den beri terk edilmiş haldedir.Bu arada delikten sıcak hava ve uğuldamalar gelmeye başlamıştı.  İlk olarak sıcaklık ölçülecek idi. Dünyanın merkezine yaklaştıkça yüksek ısı bekleniyordu ama deliğe indirilen hassas ısı ölçü aletlerine göre aşağısı 1200 dereceydi.Bu bekledikleri ısının çok üzerinde bir değerdi. Aletin bozuk olabileceğini düşünülerek başka cihaz indirildi ve yine aynı sonuç elde edildi.

Grupta bulunan yer kabuğu konusunda Dünyanın en yetkin ismi olan Dr. Dimitri Azzakov olay yerine bir grup uzmanla sondaja devam etmesi amacıyla gönderilmiştir. Dr Dimitri şöyle demiştir: “Bir anda matkap deli gibi dönmeye başladı, bu bir mağaraya ve boşluğa geldiğimizin göstergesiydi. Termometreler 1200 derece gibi inanılmaz bir sıcaklığı gösteriyordu. Bu beklediğimizden de fazlaydı. Sanki dünyanın merkezinde cehennem ateşi vardı.” olarak belirtmişti.

Azzakov sondaj çalışmalarının durdurulmasını ve kendisine ısıya dayanıklı elektrik kabloları verilmesini istedi. Bu kabloların ucuna uzay araçlarında kullanılan ısı kalkanlı hassas mikrofonlar yerleştirerek kuyudan aşağı sarkıttı. Bir saat kadar sonra, kayıtta parazitler oluşmaya başlamasıyla Azzakov mikrofona bağlı hoparlörü açtı. Bu sayede erimiş kayaların oluşturduğu basıncın ve gerginliği duymayı bekliyordu. Ama kendisiyle beraber beş kişilik ekibinin duyduğu tek şey yüzlerce insanın çığlıklarına benzer seslerdi.
Azzakov sesleri kayıt altına aldı.. Olay yerine tetkike gelen bir emekli subaya Azzakov şunları söylemiştir “Sanki yerin altında insanlar vardı ama açıkçası bu mümkün değil.” En azından hali hazırda birisi herkesin aklındaki dile getirdi “Eğer ateist olmasaydım, cehennemin seslerini duyduğumu söyleyebilirdim.”Baikonur uzay merkezinden ısıya dayanıklı bir kamera getirilmesini istedi. Azzakov saygı gören bir bilim adamı olduğu için Venüs gezegenini gözlemlemede kullanılan kameranın bir benzeri 3 gün içinde askeri bir helikopterle kendisine gönderildi.

Kayıt edilmiş sesler bunları helak edilen kavimlerin helak sırasında çıkardıkları sesler olarak düşünebiliriz.Yapılan araştırmalar, o derinlikteki kayaçların sismik hızlarının ve davranışlarının farklı olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni, o derinlikteki kayaçlar üzerindeki aşırı yüksek basınç ve sıcaklıktır. Daha ilginci, araştırmacılar bu derinlikteki kayaçlar içerisinde su tespit etmiştir. Bu kazılar yapılana kadar, hiçbir bilim insanı o derinlikte su bulmayı beklemiyordu. Bu keşif önemlidir, çünkü bu sayede Dünya’nın erken oluşumundan itibaren suyun gezegenimizin yapısında bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak yeryüzündeki sıvı suyun kaynağı bu su olamaz; çünkü o katmanların üzerini örten geçirgen olmayan bazı diğer katmanlar, suyu orada hapsolmuş halde tutmaktadır.

Sondaj sahası bugün Rusya Federasyonu jeoloji laboratuvarları kapsamında kamu mülkiyetindedir. 2003 yılı itibarıyla 8.578 metredeki 214 mm çapındaki sondaj aktif konumda olmasına rağmen 2005 yılında kaynak yetersizliğinden kapatılan işletme 2008 yılından itibaren terk edilmiş, teknik malzemeler hurda olarak satılmıştır. Söz konusu derin sondaj deliğinin ise dinamitle patlatılıp, kapatıldığı söylenmektedir.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Romanya’nın Webcam Kızları / Cinselliğin Artık Sanalda Yaşanıyor Olduğu Gerçeği

Tarihten Günümüze Evrim