İcatların İlginç Hikayeleri

İcatların İlginç Hikayeleri

Teknolojiden sağlığa, eğitimden tıbba hayatın birçok alanında karşımıza çıkan icatların bir kısmı günlük hayatta kalıcı deği­şikliklere yol açarken diğer bir kısmı yerini yenilerine bırakır ve tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gider. Mucitler kimi za­man uzun yıllar emek harcayarak, kimi zaman şans eseri çok önemli buluşlara imza atar. İnsan merakının ve yaratıcılığı­nın bir ürünü olarak ortaya çıkan icatlar zaman içinde yaşamı kolaylaştıran unsurlar haline gelir. Bu sayımızda hayatımızda büyük yer tutan bazı icatların ilginç hikayelerini sizin için derledik. Keyifli okumalar dileriz.

Güvenli Gıda Tüketimi

Askerlerin sağlıklı beslenememesi, özel­likle savaş dönemlerinde orduların sık sık karşı karşıya kaldığı bir sorun olmuştur. Bu soruna çözüm arayanlardan biri de Fransız komutan ve devlet adamı Napolyon Bonapart’tır. Napolyon, yiyeceklerin taze­liğinin korunabilmesi üzerine fikir gelişti­renlere 12 bin altın frank ödül vereceğini duyurur. O sırada Fransız mucit Nicolas Appert gıdaların saklanabilmesine imkan tanıyan bir sistem üzerine çalışmaktadır. Appert, ilk iş olarak kaynattığı yiyecekleri havası alınmış cam kavanozlarda saklamaya başlar. 1804 yılında bu kavanozların için­deki yiyecekler askerler ve Sağlık Bakanlığı tarafından denenir. Bakanlık ürünlerin lez­zeti ve tazeliği yönünde olumlu rapor verir. Nicolas Appert hem ödülün sahibi olur hem de kendini konserve üretimi işine adar. Zaman içinde bu sahada fabrikalar da açan Appert, konserve kutusunun mucidi olarak tarihe adını yazdırır.

Sabah Zor Uyananlara Çalar Saat!

Halsizlik ve yorgunluk çoğumuzun günlük hayatında yaşadığı sıkıntılardandır. Bazı sabahlar çok zor uyanıyor, hatta yataktan kalkmak dahi istemiyoruz. Böylesi durum­larda işe veya okula gidebilmek için vaktin­de uyanabilmek adına çalar saat kurmak kaçınılmaz oluyor. Peki, bu kurtarıcı cihaz hayatımıza nasıl girdi? Daha önce Almanlar ve Çinliler bu konuda çalışmalar yürütmüş olsa da ilk mekanik çalar saatin 1787 yılında Levi Hutchins ta­rafından icat edildiği biliniyor. Hutchins bir saat tamircisidir ve her sabah saat 4’te işe gitmesi gerekmektedir. Ancak o saatte henüz hava aydınlanmadığından güne başlamak­ta sıkıntı çekmektedir. Bu problemi çözmek için çok güçlü bir alarm düzeneği tasarlama­ya karar verir. Bir kutuya bakır bir saatin iç mekanizmasını yerleştirir ve saat 4 u göster­diğinde akrebin bir çiviyi itmesini, çivinin de bir çana vurmasını sağlayan sistemi ge­liştirir. Böylece her sabah yüksek çan sesiyle uyanır. Hutchins, cihazı sadece kendisi için üretmiştir. Buna rağmen çalar saat zaman içinde hayatımızın önemli bir parçası olur.

Araç İçindeki Konfor

Kış günü arabamıza binmiş, yola çıkmak üzereyiz. Dışarısı çok soğuk. Hemen araba­mızın kaloriferini açtık. Kalorifer sıcak hava üflemeye başladıktan bir süre sonra nihayet kemiklerimizin ısındığını hissetmeye baş­ladık. Peki, ısıtma sistemini arabalarda da kullanmayı kim akıl etti? Buluşun sahibi Margaret A. Wilcox adın­da bir Amerikalı. 1838 Chicago doğumlu Wilcox, dönemin sayılı kadın makine mü­hendislerinden. Her zaman anlamlı bir bulu­şa imza atmak istediğini söyleyen Margaret Wilcox, araç motorundan kaynaklanan sıcak havayı arabanın içine yönlendiren bir meka­nizma icat eder. Tek problem, ısının ayarlana-mamasıdır. Başkalarının da ilgisini çeken bu icat zaman içinde çeşitli değişikliklerle mü-kemmelleştirilerek araçların olmazsa olmazı haline gelir. Wilcox un 28 Kasım 1893 tarihin­de aldığı patent, günümüzde araçlarda kulla­nılan ısıtma sisteminin temelim oluşturur.

Zamandan Tasarruf Sağlayan Fırın

Mikrodalga fırınlar hayatımızda yer edinen en önemli icatlardan. Onlar sayesinde artık fazla vakit kaybetmeden buzluktaki gıdala­rı çözdürebiliyor, yemeklerimizi ısıtabiliyor, hatta pişirebiliyoruz. Mikrodalga fırının ica­dının getirdiği rahatlık ve zaman tasarrufu hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor. Peki, mikrodalga fırının icadı nasıl gerçekleşti? Percy Spencer, II. Dünya Savaşı sırasında askerî elektronik cihazlar üreten özel bir şir­kette çalışmaktadır. Bir gün laboratuvarında elektriği bir araya toplamak için yaptığı bir deney sırasında tesadüfen cebindeki çikola­tanın eridiğini fark eder. Böylece mikrodal-ganın yiyecek ısıtmak için kullanılabilece­ğini keşfeder. Ayrıca yüksek frekanslı radyo dalgalarının gıdayı ancak ısıtabilecek güçte olduğunu, onu radyoaktif hale getirmedi­ğini kanıtlar. Öncelikle restoranlar, oteller ve fırınlarda kullanılan büyük mikrodalga fırınlar zaman içinde daha küçük ebatlarda üretilir ve en kullanışlı ev aletlerinden biri olarak hayatımızdaki yerini alır.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Evinizdeki Okyanus ” Akvaryum “

Gen Teknolojisinin GPS Cihazı ” CRISPR “