I. Dünya Savaşı zamanlarında Mustafa Kemal Atatürk

Birinci Dünya Savaşı Yılları

28 Temmuz 1914‘te Avusturya‘nın Sırbistan‘a savaş ilan etmesiyle başlayan I. Dünya Savaşı kısa sürede bütün Avrupa‘yı sardı. İttihat ve Terakki yönetimi bundan hemen altı gün sonra, 2 Ağustos 1914‘te Almanya ile bir dostluk ve işbirliği antlaşması imzalayarak Osmanlı İmparatorluğu‘nu savaşa katmanın önkoşullarını hazırla­dı. Sonunda 29 Ekim 1914‘te Osmanlılar, Al­manya ve Avusturya‘nın yanında savaşa girdi.
Osmanlı İmparatorluğu‘nun savaşa katıl­masını ve ordunun Alman subayların deneti­mine girmesini onaylamamasına karşın Mus­tafa Kemal askeri bir görev almak üzere yur­da döndü. Şubat 1915‘te, Tekirdağ‘da kurul­makta olan 19. Tümen Komutanlığı‘na atan­dı. Kısa zamanda 19. Tümen‘in eksiklerini ta­mamlayarak görev yeri olan Gelibolu Yarım­adasındaki Maydos‘a geldi. Arıburnu, Anafartalar ve Ece limanını kapsayan bölgenin komutanlığını üstlendi.
Çanakkale Boğazı‘nı ele geçirmek isteyen İngiliz ve Fransızlar 25 Nisan 1915‘te Gelibolu Yarımadası‘nın Seddülbahir ve Arıburnu böl­gelerine asker çıkardılar. Düşman askerleri­nin ilerleyişi Mustafa Kemal‘in çabalarıyla durdurularak kıyıya kadar geri püskürtüldü. Mustafa Kemal 1 Haziran‘da albaylığa (mira­lay) yükseltilerek Arıburnu Cephe Komutanlığı görevine getirildi. Ağustosta Anafartalar Cephe Grubu Komutanlığı‘na atanarak güçlü İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı‘ndan geçmesine izin vermedi.
Çanakkale Savaşları Mustafa Kemal‘in yaşa­mında bir dönüm noktası oldu. Ülke içinde ve dışında komutanlık yeteneğini kanıtlayarak büyük bir üne kavuşan Mustafa Kemal, Ocak 1916‘da Edirne‘deki 16. Kolordu Komutanlı­ğı‘na getirildi. Şubat ayında kolordusu ile do­ğuya gönderildi ve 1 Nisan‘da tuğgeneralliğe (mirlivalığa) yükseltildi. Mustafa Kemal bu görevi sırasında Ruslar‘ın ilerleyişini durdura­rak Muş ve Bitlis‘i geri aldı. 1916 sonlarında 2. Ordu komutan vekilliğine atandı. Bu ordu­nun kurmay başkanı olan Albay İsmet Bey (İnönü) ile ilk kez burada tanışarak arkadaş oldular.
Bu sırada İttihat ve Terakki yöneticileri ye­ni düşler peşindeydiler. Hicaz Kuvve-i Seferiyesi adında bir ordu kurarak komutanlığını Mustafa Kemal‘e vermek istiyorlardı. Amaç­lan kutsal yerleri kurtarmaktı. Mustafa Ke­mal Şam‘a giderek durumu inceledikten sonra bu görevi kabul etmedi. Bunun üzerine ordu­nun kurulmasından cayıldı; Mustafa Kemal yeniden doğu cephesine dönerek 2. Ordu‘nun komutanlığına geçti.
Bağdat ve Irak‘ın geri alınması amacıyla Alman General Falkenhayn komutasında Yıl­dırım Orduları Grubu kurulmuştu. Temmuz 1917‘de Mustafa Kemal Yıldırım Orduları Grubu‘na bağlı 7. Ordu Komutanlığı‘na atan­dı. Ama bu görevinde, emrindeki Alman su­bayları kollayan, yöredeki aşiretlerle kurduğu ilişkilerde Alman çıkarlarını gözeten Falken­hayn ile anlaşamadı. Mustafa Kemal 3. Kol­ordu Komutanı İsmet Bey‘in de görüşlerini alarak durumu bir raporla başkomutanlığa ve Sadrazam Talat Paşa‘ya bildirdi. Raporu be­nimsenmeyince, görevini bırakarak İstanbul‘a geldi.
1917‘nin sonlarında Alman İmparatoru II. Wilhelm‘i ziyaret için Almanya‘ya giden Veli­aht Vahideddin‘in yaveri olarak geziye katıl­dı. Yol boyunca düşüncelerini geleceğin padi­şahına aktardı. Yurda dönerken rahatsızlana­rak tedavi için bir süre Viyana ve Karlsbad‘a gitti. Bu sırada Padişah Sultan Reşad ölmüş, tahta VI. Mehmed Vahideddin çıkmıştı. Vahideddin, tahta çıkmasından birkaç gün sonra Mustafa Kemal‘i İstanbul‘a çağırttı. Bu du­rumdan yararlanan Mustafa Kemal padişah ile birkaç kez görüştüyse de etkili olamadı. Çünkü Vahideddin kısa sürede Enver ve Ta­lat paşaların etkisine girmişti. Sonunda Mus­tafa Kemal ikinci kez, Filistin‘de bulunan ve Liman von Sanders komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu‘na bağlı 7. Ordu Komutanlı­ğını kabul ederek Suriye‘ye gitti.
Hazırlıklarını tamamlayan İngilizler 18-19 Eylül 1918‘de üstün kuvvetleriyle bu cephede saldırıya geçtiler. Mustafa Kemal‘in emrinde­ki 7. Ordu ilk saldırıları durdurarak geri çekil­di ve Halep‘in kuzeyinde mevzilendi. 25-26 Ekim günlerinde saldırıya geçen İngiliz ve Arap kuvvetlerini durdurarak yenilgiye uğrat­tı. Ancak savaş bütünüyle yitirilmiş, 30 Ekim 1918‘de Mondros Mütarekesi imzalanarak Osmanlı İmparatorluğu savaştan çekilmişti. Aynı tarihte Mustafa Kemal, Yıldırım Ordu­ları Grubu Komutanlığı‘na atandı. Bu yeni görevi sırasında mütarekenin yoruma açık maddelerine açıklık getirilmesi için İstanbul‘a sürekli telgraf çekmekteydi. Çünkü İngilizler bu maddelerden yararlanarak İskenderun‘u işgale hazırlanıyorlardı. Mustafa Kemal bu iş­gale direneceğini, eğer İstanbul‘daki hükümet tersini düşünüyorsa kendisini görevden alma­sını bildirdi. Bu arada olası işgale ve saldırıla­ra karşı Antep ve Maraş yöresinde halka silah dağıttı. Kasım 1918‘de Yıldırım Orduları Grubu kaldırılınca İstanbul‘a döndü.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Mustafa Kemal Atatürk’ün Subaylıktaki Yılları

Mustafa Kemal Atatürk İstanbul’un İşgal Zamanlarında