Herkesin hayranlıkla izlediği Asfalt

asfalt, kum, kireçtaşı ve granit gibi ufalan­mış mineral parçaları ile bitümün doğal ya da yapay karışımı olan siyah renkte bir madde­dir. Isıtıldığında yumuşar ve plastik gibi es­neklik kazanır. Bu yüzden ısıtılıp kalıba dökülerek kolayca biçimlendirilebilir. Erime noktası 32°C ile 37°C arasındadır. Çevre sıcaklığına ve içindeki katışkılara bağlı olarak sıvı ile katı arasında değişik biçimlerde bulu­nabilir. asfaltın temel bileşeni olan ve katra­na benzeyen bitüm, bir karbon ve hidrojen bileşiğidir. Bu nedenle kimyada hidrokarbon­lar denen kalabalık bir sınıfın üyesi sayılır.
İki tür asfalt vardır: Doğal asfalt ve petrol asfaltı. Doğal asfalt ya yerkabuğundaki tortul kayaçların çatlakları arasında çökelmiş olarak ya da damarlar halinde bulunur. Bu asfalt birikintileri ve damarları, kayaçlardaki petro­lün uçucu bileşenlerinin buharlaşması sonu­cunda çökelmiş olan petrol artıklarıdır. Petrol asfaltı ise ham petrolün damıtılmasıyla elde edilir.
Bir petrol yatağında doğal asfaltın çökel­mesi milyonlarca yıl gerektiren uzun bir süreçtir. Yataktaki petrol, yeraltındaki basın­cın etkisiyle kum yataklarından ve gözenekli kayaçların arasından geçip yerüstüne çıkar. Petrolün uçucu bileşenleri ayrıldıkça kayaçia rın arasında hiç katışıksız bir asfalt birikintisi kalır. Daha sonra bu bileşik hemen hemen katışıksız bir sıvı halinde kayaçtan dışarıya sızar.
Dünyanın en ünlü doğal asfalt ya da doğal bitüm yatağı, Sir Walter Raleigh’in 1595 te Batı Hint Adaları’ndan Trinidad’da bulduğu asfalt gölüdür. Raleigh, sonradan bu gölü anlattığı bir yazısında, bulduğu maddenin gemilerin kalafatlanmasında, yani ek yerleri­nin su sızdırmaz yapılmasında kullanılabile­cek en iyi madde olduğunu yazmıştı. 40 hektardan daha geniş bir alanı kaplayan bu asfalt gölünün orta kesimdeki derinliği yakla­şık 87 metredir. asfalt blokları kazmalarla parçalanarak çıkarılır. Bütün gün çalışarak büyük miktarda asfalt çıkarıldığı halde göl her

gece yeniden dolar. Gölün yüzeyine döşenmiş raylar üzerinden vagonlarla taşınan bu gerçek asfalt Trinidad’da arıtılır ve varillere dolduru­larak bütün dünya ülkelerine satılır.
Bazı asfalt yatakları da tarihöncesi hayvanların fosillerini barındırdığı için ünlüdür. Ör­neğin ABD’de, Los Angeles yakınındaki La Brea asfalt yataklarında soyu tükenmiş hay­vanların fosilleri bulunur. Irak’ta da, bazıları çok eski çağlarda oluşmuş birçok asfalt kay­nağı vardır.
Doğal asfalt başka maddelerle karıştırılarak yapılardaki dış cephe kaplamalarının ve akümülatör kutularının sızdırmazlığını sağla­mak için kullanılabilir. Geçen yüzyılda cadde ve yolların asfaltlanmasında da doğal asfalt­tan yararlanılıyordu. Bugün yol kaplamacılı­ğında daha çok petrol asfaltı kullanılır.
Yol kaplamacılığında kullanılan asfaltın an­cak 12’de biri bitüm, geri kalan bölümü ince taneler halinde ufalanmış mineraller ve kırma taştır. Bu gereçler 325°-350°C arasında ayrı ayrı ısıtıldıktan sonra asfalt karıştırma maki­nesiyle karıştırılır. asfaltlanacak yolun yüze­yine yayılan bu karışımın üzerinden silindir geçirilerek sıkıştırılır. asfalt soğuduğu anda yol kullanıma hazırdır.
asfalt suyu geçirmediği için yapıların çatı kaplamalarında da çok kullanılan bir gereçtir.
Çatıların su yalıtımı için, kiremitlerin altına asfalt emdirilmiş keçe, onun üstüne de ince kırma taş yayılır. Yapılarda toprak düzeyinin altında kalan temel duvarları da su sızıntıları­nı ve nemi önlemek için gene asfaltla kapla­nır. Tünellerin tavanları, kanalların ve su depolarının içi, bazı köprülerin tabanları as­faltlanarak sugeçirmez duruma getirilebilir.
Yapay asfalt genellikle bitüm ve kireçtaşı karışımıdır. Doğal asfalta çok benzeyen bu asfalt da yol kaplamalarında, yapıların çatı ve temellerinde, su kulelerinde ve su depoların­da yalıtım amacıyla kullanılabilir.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Ormanların Kralı “Aslanlar”

Dünya’nın En güzel Adası – Azor Adaları