Gen Teknolojisinin GPS Cihazı ” CRISPR “

Gen Teknolojisinin GPS Cihazı ” CRISPR “

Teknolojideki ilerleme düşünme şekli­mizi değiştiriyor. Tarih boyunca insana güç katan tecrübe, içinden geçtiğimiz ilginç zamanlarda geleceği algılamamı­zı güçleştirebiliyor. Bundan 40 yıl önce biri bize bütün dünyanın bir sosyal ağ üzerinden birbirine bağlı olacağını, ceplerimizdeki akıllı telefonların içine bir banka şubesinin, daktilonun, takvi­min sığacağını söyleseydi muhtemelen sözleri pek ciddiye alınmazdı. Bugün gittikçe artan bir yoğunlukta konuştu­ğumuz “dijital gen teknolojisi” de işte böyle bir konu. Bu teknolojinin gelece­ğe dair vadettikleri, heyecan verici ama algılaması zor türden. Şuradan başlamak lazım; ortada bir sihirbaz yok. Aslında insanoğlu çeşitli konulara ilişkin teknik detayları bilerek veya bilmeyerek binlerce yıldır hayatını şekillendiriyordu. Fakat son 50 yılda çalışmalar farklı bir boyuta ulaştı. Kısa­ca bakmak gerekirse, 1960’lar bitkilerin genlerinde rastgele mutasyonların gözlemlendiği, 1970’ler bakteri, hayvan ve bit­kilere DNA parçalarının eklendiği yıllar oldu. 1974’te Alman biyolog Rudolf Jaenisch bir farenin embriyosuna DNA enjekte ederek genetiğiyle oynanmış ilk hayvanın doğumunu sağladı. 1980’lere gelindiğinde artık patentler söz konusu olmaya baş­ladı. Konuyla ilgili ilk patenti Bangladeş asıllı Amerikalı bi­lim insanı Ananda Mohan Chakrabarty yağ emen bakteriyle aldı. 1990’lar, genetiğiyle oynanmış ürünlerin hayatımıza girmesine sahne oldu. Laboratuvarda yapısı değiştirilen ilk yiyecek 1994 yılında ortaya çıktı. Bu yiyecek Flavr Savr do­matesiydi. Yeni domatesimizle beraber genetiği değiştirilmiş besinler tartışması da popülerlik kazandı. Gen teknolojisinde gündem artık insana doğru kayıyordu. Kısırlık tedavisinde yeni bir alternatif sunan ve üç genetik ebeveynli embriyo kav­ramını ortaya çıkaran gen aktarımı tekniği dahi uygulamaya konuldu. Burada duralım. Şimdiye kadarki kısım aslında son derece zahmetli ve masraflı bir süreci anlatıyordu. Fakat CRISPR ile gen teknolojisinin bütün denklemi değişti. Basitçe tanımlaya­cak olursak CRISPR, genomun çeşitli kısımlarında ya da DNA diziliminde değişim yapılmasına olanak tanıyan bir teknoloji. CRISPR, benzer genetik çalışmalara göre daha ucuza mâl edi­lebiliyor, kullanımı daha kolay ve daha etkili. Devrim aslında CRISPR’nin programlanabilir olmasıyla başladı. 3 binin üzerinde genetik hastalığa DNA’daki tek bir yanlış dizilimin neden olduğunu düşündüğümüzde CRISPR devrimini daha iyi anlayabiliyoruz. Bu teknoloji sayesinde belki de ıo yıl sonra binlerce hastalığı tedavi edebilir duruma gelebileceğiz
Eski genetik modifikasyonları, elimizde bulunan bir hari­taya göre gökyüzünden rastgele atlamak gibi düşünebiliriz. CRISPR sayesinde elimizde artık bir “GPS cihazı” var ve buna göre atlayacağımız noktayı belirleyebiliyoruz. CRISPR’de yapılan bir geliştirme, mikroorganizma, bitki, hayvan ve insanda çalışabiliyor.

CRISPR teknolojisi sayesinde belki de 10 yıl sonra binlerce hastalık tedavi edilebilir duruma gelecek.

İşin heyecan verici taraflarından biri de bu gen tedavileri­nin bebeklere de aktarılabilmesi. İlk aşamada “tasarlanmış bebekler”in gündeme gelmesi bekleniyor. Bu bebeklerde kıs­men de olsa CRISPR teknolojisi kullanılacak. Bu teknolojiden öncelikle ailedeki ölümcül bir hastalığı yok etmek için fayda­lanılacağını düşünebiliriz. İlerleyen zamanlarda ise “süper bebekler”i konuşmaya başlayacağız. Bunların dışında CRISPR, insanlığın en büyük sorunların­dan yaşlanma konusuna da çözümler getiriyor. Güncel ista­tistiklere baktığımızda insanların üçte ikisinin yaşlanmaya bağlı sorunlardan hayatını kaybettiğini görüyoruz. Diğer etmenlerin dışında yaşlanmaya doğrudan sebep olan genler de CRISPR’nin ilgi alanına giriyor. Söz konusu teknolojinin bu genler üzerinde kullanılmasıyla yaşlanma yavaşlatılabilir, durdurulabilir, tersine çevrilebilir olacak. İnsanlık, CRISPR ile heyecan verici bir yolculuğa çıkmış olsa da bu süreç bazı etik tartışmaları da beraberinde getir­di. Özellikle teknolojinin insan hayatına bu denli müdahale etmesine karşı çıkan bireyler CRISPR’ye mesafeli duruyor. Fakat muhtemelen er ya da geç teknoloji kazanacak.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

İcatların İlginç Hikayeleri

Mesafe mi dediniz? O da ne?