Ege’nin Kalbi Güzel İzmir

9 Eylül 1922, İzmir tarihi ve Millî Mücadele döneminde­ki en önemli günlerden biridir. 26 Ağustos 1922’de Afyon Kocatepe’den taarruza geçen Türk ordusu 30 Ağustos’ta kaza­nılan büyük zaferin ardından 9 Eylül’de İzmir’e girmiş, son­rasında Yunan ordusunun Anadolu’yu bütünüyle terk etmesi sağlanarak Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlandığı kesin olarak ilan edilmiştir. Tarih boyunca önemli bir bölge olan İzmir bu olay sonrasında Cumhuriyet’in, 9 Eylül günü ise Anadolu’nun kurtuluşunun simgelerinden biri haline gelmiştir.

İzmir köklü bir tarihe, zengin kültürel çeşitliliğe ve eşsiz doğal güzelliklere sahip bir şehirdir.

Güneyde Aydın, kuzeyde Balıkesir ve do­ğuda Manisa’ya komşuluk eden, batıda ise İzmir Körfezi’nden Ege Denizi’ne açılan İzmir, Türkiye’nin başlıca ticaret ve liman kentlerindendir. Ülkenin ihracat kapıla­rından biri olmasının yanı sıra en önemli fuar merkezleri arasındadır. 1923 yılında açılışını Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı 1. İktisat Kongresi’yle temelleri atılan İzmir Enternasyonal Fuarı ülkemizin dünyaca bilinen en köklü ve en kapsamlı fuarıdır.

İzmir öyle bir şehir ki bünyesinde insanın isteyebileceği her şeyi barındırıyor. Düzen­li, keyifli, kültür-sanat ve eğlence imkanla­rı gelişmiş bir şehir merkezi; Osmanlı’nın yanı sıra Musevi, Rum ve Ermeni lezzet­lerinin muhteşem bir bütün oluşturduğu geniş ve etkileyici bir mutfak; insanlık ta­rihine ışık tutan, eski zamanları daha iyi kavramamızı sağlayan antik yerleşimler; mavinin her tonunu sergileyen deniz kıyı­ları; zaman geçse de doğallığından hiçbir şey yitirmemiş sakin mi sakin köyler…

İzmir’i keşfetmeye şehir merkezinden başlanacak olursa ilk durak elbette Konak Meydanı’ndaki, 1901de inşa edildiğin­den beri hiç durmadan çalışan Saat Kulesi’dir. Harika bir kör­fez manzarası sunan Tarihî Asansör şehrin bir diğer simgesel yapısıdır. Tarihî Kemeraltı Çarşısı, Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılar barındıran Kadifekale, MÖ 4. yüzyılda kurulan Agora ile bugünkü şehre adını ve­ren Smyrna Antik Kenti İzmir’in saymakla bitmeyecek kül­türel değerlerinin yalnızca birkaçıdır.

İzmir sınırları içeri­sindeki çok sayıda antik kentin en önemlileri ise hiç şüphesiz UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes ve Bergama’dır.

Güçlü dönemlerinde dünyanın en önemli bilim, kültür ve sanat mer­kezlerinden olan ve günümüz­de Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kenti, Antik Dünya’nm Yedi Harikası’ndan biri kabul edilen Artemis Tapmağı, görkemli Celsus Kütüphanesi, yine antik döne­min en büyük açık hava tiyat­rosu niteliğindeki tiyatro gibi paha biçilemez tarihî değerler barındırır. Ayrıca, antik kentin yakınlarındaki Meryem Ana Evi Hıristiyanlığın hac noktalarındandır.

Bugün aynı adı taşıyan ilçede yer alan Bergama Antik Kenti ise bir zamanlar dünyanın önde gelen şe­hirleri arasındaydı. Asyadaki ilk kütüphanenin kurulduğu yer olan Bergama, en dik antik tiyatrolardan birine sahip göz alıcı akropolüyle çok kıymetli bir antik yerleşimdir.

İzmir’in sahip olduğu zenginliklerin en önemlileri arasında yer alan ve şehrin ülkemizdeki başlıca turizm destinasyonlarından olmasını sağlayan bir başka unsur her tür tatil tarzı­na uygun seçenekler sunan sahil yerleşimleri ile dillere des­tan güzellikteki koy ve plajlarıdır. Bunların başında yalnızca Türkiye’den değil, dünyadan da çok sayıda turist çeken Çeşme gelir. Burada bulunan Ilıca Plajı pek çok ziyaretçinin gözdesidir. Çeşme’ye bağlı Alaçatı özgün mimari dokusu ve begonvillerle bezeli sokakları, masmavi denizi ve rüzgar sörfü için ideal hava koşulları, bunların yanı sıra geniş eğlence seçenekleriyle İzmir’in en popüler tatil noktasıdır. İzmir’in en güzel ilçelerin­den Karaburun’daki Mimoza ve Bodrum, Dikili’deki Bademli, Foça’daki Sazlıca, Urla’daki Altınköy ve Demircili gibi koylar doğayla baş başa keyifli vakitler geçirme imkanı sunar.

Türkiye’nin ilk “Cittaslow”u yani sakin şehri olan Seferihisar modern kent yaşamının hayhuyunda unutulabilen yavaşlık ve dinginliğin hissedilebildiği bir ilçedir. Bu anlamda Sefe­rihisar yalnız değildir; Şirince de sakinliğin yeniden keşfedilebileceği, huzur dolu bir yerdir. İzmir’de ayrıca Germiyan, Barbaros, Bademler, ildir gibi hayatın bütün güzelliği ve doğallığıyla sürdüğü birçok köy bulunur.

İzmir deneyimi elbette bunlarla sınırlı kalmaz. Temel unsuru zeytinyağı olan, nefis Ege otlarının bolca kullanıldığı zengin mi zengin İzmir mutfağı mutlaka tadılması gereken birçok lezzet sunar.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Sosyal Medya Okuryazalığı

Antarktika’da Türk Bilim Üssü Kuruluyor