Efsanevi Boksör; Muhammed Ali’nin Başarı Dolu Öyküsü

Müslüman olmadan önceki ismi; Cassius Marcellus Clay Jr. olan Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de ırkçılığın çok büyük problem olduğu Kentucky’ de doğmuştur. Oldukça yaramaz bir çocukluk geçirmiş ve sık sık kavgaya karışmıştır.

Boksa başlaması ise; doğum gününde babasının hediye olarak aldığı bisikletinin iki kişi tarafından çalınması sonucu olur. Henüz 12 yaşındayken; bisikletini çalanları şikayet etmek için polis merkezine gider. Boks ile ilgilenen bir polis memuruna şikayetini anlatır ve polis memuru; “Eğer boks biliyor olsaydın, bisikletini almaya cesaret edemezlerdi.” demesiyle şaşırır. Polis memuru Muhammed Ali’nin uzun kollarını ve geniş omuzlarını farketmiştir ve onu boksa yönlendirmeye çalışmaktadır. Daha sonra polis memuru onu kendi çalıştığı spor salonuna götürür ve hocası Joe Martin ile tanıştırır. Böylece 12 yaşındaki Muhammed Ali’nin dünya şampiyonluğu ile sonuçlanan hikayesi başlamış olur.

Boks dünyasına hızlı bir şekilde giriş yapıp adını duyuran Muhammed Ali; amatör ligde çıktığı 167 maçın 161’ini kazanarak rekor kırar. Kendini kısa sürede geliştirerek, 1960 yılı Roma Olimpiyatları’na katılır ve 18 yaşında altın madalya ile ülkesine döner.

Roma Olimpiyatları dönüşünde ülkesinde kahraman gibi karşılanır fakat bu sırada yaşadığı bir olay kendi ülkesine olan bakış açısını küçük yaşta değiştirmesine neden olur. Yemek yemek için bir restorana gider fakat restorandakiler siyahlara servis yapılmadığını söylerler. Muhammed Ali; bu duruma çok sinirlenir, hızla oradan çıkar ve o kırgınlıkla kazandığı altın madalyayı hiç düşünmeden nehre atar. Bu olayın ardından Muhammed Ali; islam dinine ilgi duyar ve bu konuda araştırmalar yapmaya başlar. 22 yaşında Sonny Liston’u yener ve en genç Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu olur. Zaferinin ardın da islam dinini seçtiğini açıklar. 

Bu açıklamadan sonra Muhammed Ali zor zamanlar geçirmeye başlar. O zamanın Amerika’sında en büyük iki tehdit siyahların örgütlenmesi ve islamın yaygınlaşmasıdır. Bu iki görüşü birden savunan Muhammed Ali, Amerika için büyük bir “sorun” haline gelir. Muhammed Ali’ yi pasif konuma getirmeye çalışan Amerikalılar acil koduyla Vietnam savaşına çağırır. Fakat Muhammed Ali efsane sözüyle bu duruma karşı çıkar; “Vietnamlı’larla bir alıp veremediğim yok. Hem onlar beni aşağılamadı.Onlarla savaşmayacağım.” Bu Amerika için bardağı taşıran son damla olur. Muhammed Ali tutuklanır fakat bir süre sonra kefalet ile serbest kalır. Ardından boks federasyonu; lisansını ve ünvanını iptal eder. Amerika hükümeti bu şekilde Ali sorununu çözmeye çalışır. Bir süre sonra maçlarına geri dönen Ali maalesef eski hızında olamaz. Dünya şampiyonluğunu 1977’de Leon Sprinks’e kaptırsa da 1978′ de geri almayı başarır.

Profesyonel boks yaşamında yalnızca 5 kez maç kaybeden Muhammed Ali, 36 yaşına kadar yaptığı 61 maçın, 56’sını kazanmıştır ve 1981 yılında yakalandığı parkinson hastalığı sebebiyle emekli olmuştur.

Hastalığının ardından çiftliğe çekilen ve kendisini sadece hayır işlerine adayan Muhammed Ali; 1996 Atlanta Olimpiyatlarında olimpiyat ateşini yakan kişi olur. Aynı olimpiyatta, 1960 yılında kazanmış olduğu ve kızgınlıkla nehre attığı madalyası da düzenlenen bir törenle tekrar geri verilir.

“Beni asıl inciten “İslam” adının bulaştırılması ve “Müslüman” bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açması.İslam, katil dini değildir. İslam barış demektir. Evde öylece oturup, insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.”

Muhammed Ali insanlığa faydalı olmayı her zaman çok sevdi. 1981 yılında yaşanan şu olay bunu kanıtlar nitelikte; Vietnamlı olduğu iddia edilen 21 yaşında bir genç intihara kalkışmıştır ve onu kurtarmaya gelenler ne istediğini sorarlar. Genç, Muhammed Ali ile konuşmak istediğini söyler. Çocuğu kurtarmaya çalışanlar bunun imkansız olduğunu ve Muhammed Ali’nin gelmesinin çok zor olduğunu anlatmaya çalışırlar. Ancak Muhammed Ali iyiliğini gösterir ve intihar etmek isteyen genç ile yarım saat konuşarak onu ölümden kurtarır. Olayın sonunda Muhammed Ali şu unutulmaz sözü söyler; “Bir hayat kurtarmak dünyanın bütün şampiyonluklarından daha değerlidir.”

Efsane boksör Muhammed Ali 3 Haziran 2016 tarihinde solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastane de yaşamını yitirdi.

Hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında Kaknüs yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Denizcilerin Kikloplardan Kaçışı Nasıl Oldu

Trakya’da Eşsiz Bir Güzellik; İğneada