Denizden Gelen Sağlık

Denizden Gelen Sağlık

Kayda değer balık çeşitliliğiyle en önemli zenginliklerimizden olan denizlerimiz sofralarımıza lezzet katmakla kalmıyor, bes­lenmemizin en sağlıklı öğelerinden birine de ev sahipliği yapıyor. Balıklar, Akdeniz tipi beslenmenin en önemli unsuru. Pek çok bilimsel araştırma, balıklar ve diğer deniz ürünlerinin sağlığı­mız üzerinde kalıcı olumlu etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi obe-ziteyle yakından ilişkili problemlerin sadece yetişkinlerin değil, gençlerin ve çocukların da sağlığını tehdit ettiği günümüzde deniz ürünleri tüm işlenmiş gıdalar, rafine şeker ve yağ deposu besinler karşısında bir sağlık ve gençlik timsali gibi duruyor. Yolumuzun üzerindeki bir balıkçıdan ya da büyük bir marke­tin balık reyonundan temizlenmiş ve porsiyonlamnış olarak alıp, eve geldiğimizde fırında ya da tavada göz açıp kapayınca­ya kadar pişirdikten sonra lezzetli bir salatayla hem doyurucu hem keyifli bir öğün haline getirebileceğimiz balığın vücudu­muz üzerindeki olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri, A ve D vitaminleri, çinko, selenyum ve iyot gibi mineraller sağlıklı diş etlerinden dayanıklı ve gür saçlara, hızlı ve düzenli bir metabolizmadan güçlü bir beyne vücudumuzda sayısız mucize yaratıyor.  Somon, ton, sardalya, ringa, alabalık, morina, uskumru, kefal ve barbunya gibi Omega-3 bakımından zengin balıkların kalp hastalıkları ve felce karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Özellikle ton veya sardalya gibi konserve balıklar ve yumuşak kılçıklarıyla beraber yenebilen küçük balıklar birer kalsiyum deposu. Ayrıca, yeni araştırmalar Omega-3 içeriği yüksek balıkları haftada birden fazla tüketen çocuklarda astım oranının düştüğünü, yine Omega-3 yönünden zengin bir diyetin tümör ve metastaz oluşumunu azalttığını ortaya koyuyor. Deniz ürünlerinin az bilinen bu faydaları onları daha da vazgeçilmez kılıyor. Son yıllarda cilt yaşlanması ile beslenme arasındaki ilişkiye odaklanan pek çok çalışma, balık tüketiminin cilt kırışıklıklarını geciktirebildiğini, yani balıkların bize sadece sağlık değil, güzellik de kattığını kanıtladı. Balık tüketimi, çağımızın hastalığı stresle başa çıkmak için de birebir. Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotominin balık tüketimiyle doğru orantılı olarak arttığı, dolayısıyla tüketilen balık miktarı çoğaldıkça depresyon olasılığının azaldığı da araştırma bulguları arasında yer alıyor. Özellikle sonbahar ve kış sofralarının baş tacı balıklar, eylül ayında av sezonunun açılmasıyla tezgarları doldurmaya başladı. Ülkemiz koşullarında hem bütçemize hem sağlığımıza dost balıkları keyifle tüketmek, doğanın bize sunduğu bu ziyafetten faydalanmak için bolca zamanımız var.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

İlginç Hayvanlar ” Tarsiyer, Tukan, Atlas güvesi, Çamur Zıpzıpı “

Lezzet ve Keyfin Buluştuğu Nokta ” Pastacılık “