Bilgisayarı hangi amaçla kullanıyorsunuz?

Bilgisayarın Kullanılması

Bir makineyi denetlemek gibi tek bir iş yapan bilgisayarlar genellikle, içlerindeki bir çipe yerleştirilmiş programı uygularlar ve dışarı­dan bir karışma gerekmeksizin görevlerini ye­rine getirirler. Öte yandan, genel amaçlı bilgi­sayarların bir işi yapabilmeleri için daha önce programlanmaları zorunludur. Program bir programcı tarafından yazılarak bilgisayarın belleğine yüklenmelidir. Bir dizi komut içe­ren program ilk kez, genellikle klavyeyi kulla­narak makineye yüklenir. Bu komutlar AİB’ nin denetiminde gerekli bit kodlarına çevrilir ve belleğe aktarılır. Yazılan program denenir ve gerekirse doğru çalışıncaya kadar düzelti­lir. Hazırlanan program, kullanılacağı zaman doğrudan bilgisayarın belleğine yüklenmek üzere magnetik bant ya da disklere kayde­dilir.

Bilgisayarlar yalnızca bit kodlarıyla iş göre­bildikleri için programcının programı açık ve kapalı kodlarıyla yazması gerekir. Bu prog­ramcının çalışmasını çok güçleştirdiğinden, programlama sırasında kodlar yerine bilgisa­yar dilleri kullanılır. Komutlar, anlaşılması ve kullanılması çok daha kolay olan onlu sayılar, harfler ve işaretlerle yazılır. Birçok bilgisayar dili ve bu dillerin her birinin kendine özgü değişik komut türleri vardır. Ev bilgisayarları­nın çoğunda kullanılan BASIC dilinde olduğu gibi, bilgisayar dillerinde komutların çoğu ba­sit İngilizce sözcükler ve işaretlerden oluşur. Belleğe daha önceden yerleştirilmiş özel programlar bilgisayar dilindeki bu komutları, AİB’yi çalıştıracak ve elektrik devrelerini açıp kapayacak elektrik sinyallerine dönüş­türür.

Program bilgisayara, belli bir işi tamamla­yabilmesi için yapması gerekenleri söyler. Makinenin kendisinden isteneni yapabilmesi için, girdi, bellek ve çıktı birimlerine de ge­reksinim vardır. Önce, bilgisayara gerekli ve­rileri vermek gerekir. Girdi birimi bunu yap­mamızı sağlar. Klavyeyi kullanarak sayı ve sözcükleri bilgisayara yükleyebiliriz. Program klavye tuşlarından başka türlü yararlanmamı­zı da sağlayabilir. Örneğin, bir oyun progra­mında “A” tuşu “ateş” anlamına gelebilir ve bu tuşa basarak ekranda görülen bir uçağa ateş edilebilir.

Başka türden girdi birimleri ışık, ses ya da görüntü biçimindeki verileri kullanır. Örne­ğin, girdi birimi olarak televizyon kamerası kullanıldığında bilgisayar resimlerdeki şekil­leri kod sinyallerine dönüştürebilir. Bu yolla, bilgisayar denetimindeki bir robota nesneleri “görme” ve “tanıma” yeteneği kazandırılabi­lir.

Bilgisayarlar “görebildikleri” gibi “işitebi­lirler” de. Ses ayırt etme birimleri sesleri elek­trik sinyali biçimindeki ikili kodlara dönüştü­rür. Bazı sözcüklerin kodları daha önceden bellekte depolanmıştır. Girdi biriminden gelen bir kod bellektekilerden birinin aynıysa, bilgisayar sözcüğü tanır. Böylece bilgisayar sözlü komutları anlayarak gereğini yerine ge­tirebilir.

Makineleri çalıştıran bilgisayarların, maki­nenin çevresini gözleyen ya da çalışmasını iz­leyen algılayıcıları vardır. Bilgisayar bu algıla­yıcıların gönderdiği sinyaller yardımıyla, ma­kinenin düzgün çalışması için ne yapması ge­rektiğini anlar.

Bilgisayardaki bellek cipleri ikiye ayrılır: ROM (Read Only Memory: Salt Okunur Bel­lek) cipleri daha önceden makineye yerleşti­rilmiş kalıcı programlar içerirler ve bunları dı­şarıdan değiştirmek olanaksızdır. Bilgisayarın çalışması için gerekli bilgilerle donatılmış olan ROM cipleri çeşitli birimlerin işlemlerini de­netler. RAM (Random Access Memory: Ras­gele Erişimli Bellek) cipleri ise, belli bir işi yapabilmek için gereken program ve verileri saklar. Gerektiğinde RAM çiplerindeki bu program ve veriler hızla silinebilir ve değişik bir iş için yeni bir program ve veriler yüklene­bilir. Bu yüklemede girdi birimi kullanılabilir, ama çoğunlukla dış bellek birimlerinden ya­rarlanılır. Yeni programlar ve veriler, AİB’ye ya da iç belleğe yüklenmek üzere, bilgisayara bağlı olan ya da bağlanabilen dış bellek birim­lerinde hazır tutulur.

Onun için bir bilgisayar çoğunlukla, prog­ram ve verileri magnetik bant ya da disklere kaydeden bir dış belleğe bağlıdır. Programlar ve veriler bant ya da disk yüzeyine magnetik olarak, kapalı-açık kodlan biçiminde kayde­dilir. Bant ve diskler istendiği sürece saklana­bilir ve daha sonra bunlar bir bant okuyucu ya da disk sürücü aracılığı ile bilgisayara yeniden yüklenebilir. Ev bilgisayarlarında genellikle “kaset” ya da “disket” (küçük esnek diskler) kullanılır. Daha büyük makinelerde özel bil­gisayar teypleri ve kullandıkları diskler için üyük disk sürücüler vardır. Özel kuruluşlar ve kamu kurumları çok büyük miktarlarda bilgiyi bilgisayar bant ve disklerinde sakla­maktadır.

Çıktı birimi bilgisayarın yaptığı işin sonucu­nu Verir. Bu çıktı bir televizyon ekranı üzerin­de izlenebilen bir resim, çizelge, sayı sütunları ya da sözcük satırları biçiminde görsel olarak sunulabilir. Kalıcı bir kayıt için sayılar ve söz­cükler kâğıt üzerine yazılabilir. Buna “yazılı çıktı” denir. Yazıcılar çeşitli biçimlerde çalışır ve bilgisayardan çok hızlı yazılı çıktı alınması­nı sağlayabilirler. Çizim elde etmek istendi­ğinde bilgisayar bir çiziciye bağlanabilir. Çi­zim yapılabilmesi için, çizicide bir ya da bir­kaç kalem kâğıt üzerinde öne ve arkaya doğru hareket eder. Bazı çizicilerde ise hareket eden kalem değil kâğıttır.

Bilgisayarlar ses de üretebilir. Kodlar bilgi­sayar içindeki ses birimine iletilerek elektrik sinyallerine dönüştürülür. Bu sinyaller gene bilgisayarda bulunan bir hoparlöre gönderile­rek müzik ya da ses biçiminde çıktı elde edilir. Çıktı birimi bir makineyi, örneğin bir robotu ya da trafik ışıklarını denetleyen bir birim de olabilir. Robotun hareketleri ya da trafiğin akışı, bilgisayarın çıktı birimince ilgili prog­ramlara uygun olarak denetlenir.

Bilgisayarın çeşitli birimlerinin birbirlerine yakın olmaları zorunlu değildir. Birçok du­rumda, girdi ve çıktı birimleri (çoğunlukla klavye ve ekran) bulunan terminallerle, bilgi­sayarın dünyanın başka bir yerindeki öbür bi­rimleri arasında telefon ya da telsiz bağlantısı kurulabilmektedir. Örneğin, havayollannda-ki yer ayırma sistemi böyle çalışır. Bilgisayar ve terminalleri bir bilgisayar ağı (network) oluşturur. Bağımsız çalışan bilgisayarlar da, aralarında program ve veri alışverişinde bu­lunmak için, bilgisayar ağı oluşturacak biçim­de birbirlerine bağlanabilirler.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Mikroçiplerle Uzay Çağının Kapısı Aralanıyor

Yıl olmuş 2018 ben Bilgisayarı Nasıl Kullanacağım Diyenler İçin Prospektüs