Afrika’nın kadim medeniyeti: Etiyopya

Dünyanın en köklü medeniyet mer­kezlerinden Etiyopya, Afrika kıtası­nın gerçek anlamda sömürgeleştirilememiş ve bağımsızlığını her daim korumuş tek ülkesidir.

Etiyopya’da 80’in üzerinde etnik grup yaşamaktadır.

Afrika kıtasının doğusunda, “Afrika Boynuzu” olarak bilinen büyük yarımada üzerinde konumlanan Etiyopyada insan var­lığı günümüzden 3,5 milyon yıl önceye uzanır. Bu topraklar üzerindeki ilk devlet MÖ 8. yüzyılda kurulan D’mt Krallığı’dır. Ardından MÖ 1. yüzyılda Aksum Krallığı varlık göstermiş ve bu krallık döneminde bölge Hıristiyanlık etkisi altına girmiştir. 1974e kadar farklı hanedanların hüküm sürdüğü imparatorluk düzeniyle yönetilen Etiyopya‘da 1995’ten beri demokratik seçimler gerçekleştirilmektedir.

Etiyopya, ağırlıklı olarak ekvatoral ve tropikal muson iklim­lerinin etkisi altındadır. Ekvatoral iklimin görüldüğü bölge­lerde sıcaklık 40 dereceye kadar çıkmakta, ülkenin kuzey­doğusundan güneybatısına uzanan hat boyunca yıllık yağış miktarı yükselmektedir. Etiyopya, denize kıyısı bulunmasa da çok sayıda akarsuya sahiptir. Ülkenin en uzun ve en önemli iki akarsuyu Awash ve Wabishebele’dir. Nil Nehri’nin bir kolu da Etiyopya topraklarından geçer.

Ülkenin işgücünün büyük bir kıs­mı tarım sektöründe istihdam edi­lir. Ancak Etiyopyalılar ekilebilir topraklarının yalnızca beşte birini kullanabilmektedir. Büyük çoğun­luğunda sulama sistemi bulunmayan ve sadece yağmurla sulanan bu tarımsal alanlarda kuraklık ve değişen iklim şartları sebebiyle ciddi sorunlar yaşanabilmektedir. Tarımsal üretimin yüzde 80’i tahıl, mısır, arpa ve darı gibi ürünlerden oluşur. Kahve üretimi ve endüst­risi ülkenin tarımsal ve ekonomik faaliyetleri içinde oldukça önemli bir yer tutar. Öyle ki nüfusun yakla­şık yüzde 25’i kahve endüstrisinde çalışmaktadır.

102,5 milyonluk nüfusuyla Afrika kıtasının Nijeryadan sonra ikinci en kalabalık ülkesi olan Etiyopya‘da 80’in üzerinde etnik grup yaşa­maktadır. Oromolar ve Amharalar toplam nüfusun yarışma yakınını oluşturur. Ülkenin resmî dili, aynı zamanda kendi alfabesine sahip Amharca olsa da bu topraklarda etnik gruplara ait çok sayıda dil ve lehçe varlık göstermektedir.

Resmî adı Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti olan ülkede etnik kökenlere göre belirlenmiş 9 yönetim bölgesiyle birlikte Addis Ababa ve Dire Dawa isimli, özel yönetimle ida­re edilen iki şehir bölgesi bulunur. Kelime anlamı “yeni çiçek” olan başkent Addis Ababa, Etiyopya‘yı keşfetmek isteyenle­rin ilk durağıdır. Ülkenin her anlamda merkezi konumunda­ki bu şehir, kültürel, mimari ve tarihî zenginliğiyle yalnızca Etiyopya‘nın değil, tüm Afrika’nın en ilgi çekici lokasyonlarındandır.

Denizden yüksekliği ortalama 2 bin 500 metre olan Addis Ababa‘da gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı her mev­simde yüksektir. Haziran-ekim ayları arasında yoğun yağış görüldüğünden şehrin turizm sezonu bu aralığı kapsamaz. 1896’da inşa edilen St. George Katedrali, ilginç mimarisi ve kalabalık dinî törenleriyle Addis Ababa‘nın en ilgi çekici yapılarındandır. Şehir sınırları içinde yer alan Entoto Tepesi ise hem doğanın tadını çıkarmak hem de yerel halkla sosyalleş­mek isteyen ziyaretçilerin buluşma noktasıdır. Etiyopya‘nın en önemli ticari ürünlerinden kahve, Addis Ababa‘da günlük hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Etiyopya kahvesini tat­mak ve ülkesine kahve çekirdeği götürmek isteyen turistler, sohbeti ve lezzeti bol kahve dükkanlarına şehrin sokakların­da sıkça rastlar.

Ülkenin kuzey sınırında konumlanan Aksum ise 56 bin kişilik nüfusa sahip küçük bir şehirdir. Tarihî kiliseleri, manastırları, sarayları ve anıt mezarlarıyla UNESCO Dünya Miras Listesi‘nde yer alan Aksum her yıl çok sayıda turist ağırlar. Addis Ababa‘dan kara yoluyla Aksum‘a ulaşmak neredeyse üç gün sürdüğünden ulaşım için genellikle hava yolu tercih edilir.

Etiyopya‘nın kuzeyindeki bir diğer çekim noktası ise yine UNESCO Dünya Miras Listesi‘nde yer alan Lalibela‘dır. 12. yüzyılda Etiyopya Kralı Lalibela tarafından Hıristiyanlar için Kudüs dışında bir hac merkezi yaratmak amacıyla kaya­lığa oyularak inşa ettirilen kiliselerin bulunduğu vadi, başta Etiyopyalı Hıristiyanlar olmak üzere tüm Afrika’dan ve dünya­dan ziyaretçilerin rağbet gösterdiği bir merkezdir. Etiyopya‘nın güneybatısındaki Omo Vadisi ise doğal yaşam alanları ve bu­rada medeniyetten uzak bir şekilde hayatlarını sürdüren irili ufaklı yaklaşık 50 kabileyle ülkenin en ilgi çekici bölgelerinden biridir. Yerel rehberlerin düzenlediği kabile ziyaretleri, katılım­cılara turistik bir gezinin çok ötesinde deneyimler vadeder.

Tarihî dokusu, doğası ve zengin kültürel çeşitliliğiyle Etiyopya bizi adeta başka bir dünyaya ve başka bir zamana davet etmektedir.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote
ağaç

İlginç Ağaçlar

Saçlarımızı korumak